İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/6790 Karar: 2025/1191 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/6790 K.2025/1191

9. Ceza Dairesi 2024/6790 E. , 2025/1191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/6790 E. , 2025/1191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/6790 E. , 2025/1191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdure vekili, şikayetçi Bakanlık vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak ve kasten yaralama suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun kayden on dört yaşında bulunan katılan mağdureyi ikametine götürerek bir süre alıkoyarak farklı zamanlarda cinsel ilişki boyutuna varmadan cinsel maksatla fiziksel temasta bulunduğunun kabulü ile çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak ve kasten yaralama suçlarından ise beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işlememesine karşın kurulan mahkumiyet hükümlerinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Katılan mağdure vekilinin yüzüne karşı 24.11.2015 tarihinde tefhim olunan karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 25.12.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, vaki temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Suç tarihinde kayden on dört yaşında olan katılan mağdurenin bakım tedbiri kararı gereği Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı yurtta kaldığının anlaşılması karşısında, davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, Mahkemece gerçekleştirilen yargılama sırasında usulüne uygun şekilde yapılan duruşma günü tebliğine rağmen hükümden önce davaya katılmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, vaki temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden 1. Kayden 12.10.1997 doğumlu olan katılan mağdurenin 08.08.2003 tarihinde nüfus kayıt sistemine tescil edilmesi karşısında, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının yasal unsurlarına etkisi bakımından katılan mağdurenin yaşının kesin olarak tespit edilmesi gerektiği nazara alınarak resmî kurumda doğup doğmadığı, anne ve babasından da sorulmak suretiyle araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak şekilde daha öncesinde çekilmiş kemik grafileri ve içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan alınmış rapor olup olmadığı, katılan mağdurenin taraf olduğu diğer dosyalar ve bizzat mağdureden sorulmak suretiyle araştırılarak varlığı halinde temin edilmesi, toplanacak delillere göre gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak katılan mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması ve suç tarihinde on beş-on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmama gerekçesinin karar yerinde gösterilmeyip Mahkemesince eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilmesine karşın gerekçeli karar başlığında suç adının çocuğun nitelikli cinsel istismarı olarak gösterilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; Eylemin meydana geliş şekli yönünden oluşa uygun kabule göre; suça sürüklenen çocuğun, cebir, tehdit, hile ya da iradeyi etkileyen bir davranışı olmaksızın katılan mağdureye karşı işlediği çocuğun cinsel istismar suçu yönünden ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 11.08.2014 tarihli raporda katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun bildirilmesi sebebiyle lehe olan kanunun belirlenmesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/6. maddesi uyarınca temel cezada artırım yapılmış ise de; suç tarihinde kayden on dört yaşında olup katılan mağdure ile cinsel ilişki boyutuna varmadan cinsel maksatla fiziksel temasta bulunan suça sürüklenen çocuğun, eyleminden dolayı kastettiğinden daha farklı ve ağır bir neticenin meydana gelmesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 23. maddesi uyarınca gerçekleşen fakat kastedilmeyen neticeden sorumlu tutulabilmek için en azından taksir derecesinde hareket edilmesi gerekliliği gözetildiğinde suça sürüklenen çocuğun dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumu, eğitim düzeyi, kişisel özellikleri, tarafların yaşları ve olayın zora dayalı olmayan gerçekleşme biçimi nazara alındığında, ağır netice olarak ortaya çıkan katılan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuk tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmadığı gözetilmeden lehe kanunun belirlenmesi aşamasında bu halin dikkate alınarak temel cezada artırım yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 11.08.2014 tarihli raporun suç tarihi olan 28.08.2012 tarihinden iki yıla varan bir süre sonra düzenlenmesi karşısında Adli Tıp Kurumunun bilinen istikrarlı uygulamalarına göre on sekiz yaş altındaki çocuklarda aranan suç tarihinden itibaren en az 6 aylık süre şartının gerçekleşmesi gözetilerek aksi yöndeki görüşle bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. IV. KARAR A. Katılan Mağdure Vekili ile Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekili ve şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla