Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/7042 E. , 2025/1133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğ
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/7042 E. , 2025/1133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, katılan mağdurenin on beş yaşından küçük olduğu dönemde hukuken muteber olmayan rızası dahilinde mağdureyle vajinal yönden cinsel ilişkiye girdiği ve devamında ise tehdit zoruyla katılan mağdurenin on yedi yaşına kadar cinsel ilişkiyi devam ettirdiği kabulüyle sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, sübuta, Yargıtay bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğine, katılan mağdurenin yaşı hususunda hataya düşüldüğüne, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık savunması, katılan mağdure beyanı ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde, katılan ...'ın ilk olarak avukat huzurunda 22.12.2010 tarihinde emniyete başvurarak sanığın şikayet tarihinden 2 yıl öncesinden başlayan nitelikli cinsel istismarlarına ve tehditlerine maruz kaldığını beyan ettiği, 23.12.2010 tarihli emniyet beyanında ise şikayetinden rücu ederek genital muayene raporu alınmasına muvafakat etmediğini beyan ettiği, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanığın cinsel istismar eylemlerine ilişkin 18.02.2011 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, tehdit suçu yönünden ise sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1, 43 ve 53/1 maddeleri uyarınca Şişli 5. Sulh Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında Mahkemesince 11.05.2011 tarih ve 2011/1072 Esas, 2011/357 Karar sayılı karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, katılan mağdurenin 16.10.2011 tarihinde yine emniyete başvurarak avukat eşliğindeki şikayetinde sanığın yanında 2007 yılı Temmuz ayı gibi işe başladığını, 1-2 ay sonrasında ise sanığın vajinal yoldan nitelikli cinsel istismarda bulunduğunu, sorasında ise tehdit zoruyla nitelikli cinsel istismar eylemlerine devam ettiğini, anılan Şişli 5. Sulh Ceza Mahkemesinin kararından sonra yeniden birlikteliklerinin başladığını ve 3 ay süresince rıza dahilinde ilişkiye girdiklerini, bu ilişkiden dolayı hamile kaldığını, sonrasında kürtaj olduğunu, akabinde sanıktan ayrılmak istemesi üzerine yine sanığın tehditlerinin başladığını ve sanıkla otelde iki defa daha ilişkiye girdiklerini beyan ettiği, yapılan soruşturma neticesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.10.2011 tarihli iddianameyle sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve tehdit suçlarından İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde 26.03.2014 tarihli karar ile sanığın tehdit suçundan beraatine, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 43/1, 62/1 ve 53/1-2-3 maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, sanık müdafiinin mahkumiyet hükmü yönünden temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 15.04.2021 tarihli ilamı ile suç tarihinin netleştirilmesi yönünden hükmün bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde 07.09.2022 tarihli karar ile 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 103/3, 103/4, 43/1, 62/1, 53 ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, iş bu hükmü sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 13.06.2023 tarihli ilamı ile suç tarihinin tespiti hususunda Mahkemenin gerekçesinin Yargıtay denetimine elverişli olmadığından bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yapılan yeniden yargılama neticesinde 14.05.2024 tarihli karar ile sanık hakkında aynı sayılı Kanun'un 103/2, 103/3, 103/4, 43/1, 62/1, 53 ve 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği ve sanık müdafii tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla; Katılan mağdurenin 16.10.2011 tarihli emniyet şikayetinde sanık hakkında Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18.02.2011 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına kararı sonrasında sanıkla birlikteliklerinin yeniden başladığı ve iki defa daha sanığın tehditiyle otelde ilişkiye girdiği beyanı karşısında, otelde meydana geldiğini beyan ettiği iki ilişkinin değişik zamanlarda gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun katılan mağdureye açıklattırılmaması, tehdite ilişkin delillerin neler olduğunun gerekçede Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde belirtilmemesi karşısında anılan hususlar açıklığa kavuşturulup 18.02.2011 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar da gözetilerek sanığın mağdureye yönelik cebir, tehdit, hile ve iradeyi etkileyen halin tespit edilmemesi halinde sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. ve 326/son maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.