Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/7101 E. , 2024/11561 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/984 E., 2024/1336 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER: Katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ver
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/7101 E. , 2024/11561 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/984 E., 2024/1336 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER: Katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, farklı tarihlerde kızı olan katılan mağdureye cinsel organını yalatmak, cinsel organını katılan mağdurenin cinsel organına sürtmek, katılan mağdurenin cinsel organını yalamak şeklinde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle eylemle orantılı ceza verilmediğine ve zincirleme suç hükümlerine göre yapılan artırımın yetersiz olduğuna ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle eksik inceleme ile karar verildiğine ve katılan mağdure lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna, tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığına, katılan mağdure hakkında aldırılan adli raporlarda sanık aleyhine bir bulgudan bahsedilmediğine ve kabul anlamına gelmemekle birlikte zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunmadığına ve kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddesi gereğince indirim uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları" başlıklı 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Kanuni düzenleme dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmesinin, Dairemizce düzeltilmesi mümkün görülmekle Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümde başkaca bir hukuka aykırı bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin hüküm fıkrasının sekizinci paragrafında yer alan tekerrüre ilişkin kısım ile on ikinci paragrafında yer alan vekalet ücretine ilişkin bölümün karardan çıkarılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.