Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/7558 E. , 2024/10742 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1166 E., 2024/1188 K. KATILANLAR :..., ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/7558 E. , 2024/10742 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1166 E., 2024/1188 K. KATILANLAR :..., ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafi, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdur vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Maddi gerçeği ortaya çıkaracak tanıkların dinlenmediğine, mağdur ... müşteki beyanlarının çelişkili olduğuna, şikayetin makul sürede yapılmadığına, taraflar arasında husumet olduğuna, kararın sanık lehine bozulmasına ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında tüm suçlardan üst sınırdan ceza verilmeyip alt sınırdan ve eksik cezalandırma yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın nitelikli cinsel istismar suçundan cezalandırılması gerektiğine, katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkindir. C. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın suçun üst sınırından ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan mağdur vekili 05.06.2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen karara karşı 05.07.2024 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunulmuş ise de, temyiz dilekçesinin 5271 sayılı Kanun’un 291. maddesinde belirlenen on beş günlük süre geçtikten sonra verildiği anlaşıldığından, temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. B. Kişiyi Hüriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğundan, kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Kişiyi Hüriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm ve Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde karar verildi.