İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/7599 Karar: 2025/255 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/7599 K.2025/255

9. Ceza Dairesi 2024/7599 E. , 2025/255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/2 E., 2024/109 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/7599 E. , 2025/255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/2 E., 2024/109 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/7599 E. , 2025/255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/2 E., 2024/109 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, farklı zamanlarda olacak şekilde öz kızı olan katılan mağdurenin bel ve göğüs kısımlarını okşadığının kabulü ile çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Eylemin organ sokma suretiyle işlenmesine karşın suç vasfının tayininde hataya düşülmesi ve eylemin yoğunluğu gözetilmeden alt sınırdan ceza tayin edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, vekil ile temsil olunmasından ötürü kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi İlk Derece Mahkemesince kabul edilen suç tarihine göre katılan mağdurenin on iki yaşını ikmal etmesine karşın hükümde aksi yönde uygulama fazla ceza tayin edilerek kararda kendi içinde çelişki yaratıldığına, mevcut delil durumu ve sanık savunması doğrultusunda mahkumiyet hükmü kurulmasına elverişli delil bulunmadığına, gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiri nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Oluşa uygun kabul ile sanığın katılan mağdureye yönelik eylemleri nedeni ile çocuğun cinsel istismarı suçundan temel cezanın belirlenmesine yönelik kanun maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1. cümlesi yerine yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 103/1. maddesi olarak gösterilmesi hukuka aykırı görülmekle birlikte Dairemizce düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. İlk Derece Mahkemesince karar başlığında 2016 yılı olarak gösterilen suç tarihinde kayden 23.09.2004 doğumlu olan katılan mağdurenin on iki yaşını ikmal etmediği kabul edilerek 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 103. maddesinde yapılan düzenlenmenin aleyhe sonuç doğurduğunun kabulü ile değişiklik öncesi yürürlükteki mevzuat uyarınca hüküm kurulduğu anlaşılmakla, 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 02.12.2016 tarihinde katılan mağdurenin on iki yaşını ikmal edip 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi gözetilerek yapılan lehe kanun değerlendirmesinde ceza miktarını artıran değişikliğin sanık aleyhine olması ve kararda belirtilen teşdit sebepleri ile ceza miktarının on iki yıl olarak belirlenmesinde Mahkemesince aleyhe olduğu kabul edilen 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin etkili olmaması karşısında hükümde çelişki bulunmadığının kabulü ile aksi yöndeki görüşle Tebliğname'de bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2024 tarihli ve 2024/2 Esas, 2024/109 Karar sayılı kararının hüküm kısmının birinci paragrafında yer alan "TCK'nun 103/1" ibaresinin karardan çıkarılması ve yerine "5237 sayılı Kanun'un 103/1-1. cümlesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla