KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2024/8333 E., 2024/10954 K.
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/236 E., 2024/237 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
- Suç
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hüküm
- Beraat
- Temyiz edenler
- Katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi
Karar Detayı
333 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Anayasa’nın 40/2. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesinin gerektiği anlaşılmakla,
İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm fıkrasında temyiz süresinin "iki hafta" olarak belirtilmesi suretiyle temyiz süresi konusunda yanıltıcı ifade kullanıldığı ve temyiz dilekçelerinin İlk Derece Mahkemesince hatalı şekilde belirtilen süre içerisinde sunulduğu gözetilerek katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin temyiz isteklerinin kanuni süresi içinde yapılmış olduğu kabul edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında, kayden on üç yaşında olan katılan mağdure ile farklı zamanlarda vajinal yoldan cinsel ilişkide bulunduğu iddiası ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle, kurulan beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle, katılan mağdurenin ayrıntılı beyanları, usulüne uygun teşhis işlemi ve dosya kapsamına göre eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile kurulan beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.