KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2024/8394 E., 2025/3600 K.
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/90 E., 2024/279 K
- Suç
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar Detayı
328 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuk ve sanığın atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, mahkumiyet kararının yerinde olmadığına, beyanların çelişkili olduğuna, suça sürüklenen çocuğun mağdure ile rızaen ilişkiye girdiğine, doktor raporları incelendiğinde eylemde zor kullanıldığına dair hiçbir delilin bulunmadığına, olay yerinin halka açık bir park olup eylemi gerçekleştirmeye elverişli olmadığına, eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104. maddesi kapsamında değerlendirilebileceğine, cezanın teşdiden verilmesinin, 5237 sayılı Kanun'un 103/3. maddesinin uygulanmasının ve takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının yerinde olmadığına ilişkindir. B.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, cinsel ilişkinin mağdurenin rızası ile gerçekleştiğine, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 104. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, sanık ile suça sürüklenen çocuğun eylemlerini birlikte gerçekleştirmemeleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 103/3. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna, keşif taleplerinin kabul edilmediğine, eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.