Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/8598 E. , 2024/11629 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/873 E., 2024/937 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ ED
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/8598 E. , 2024/11629 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/873 E., 2024/937 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında kusurun yoğunluğu, suçların işleniş biçimi göz önüne alarak üst sınırdan hükümler kurulması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığa atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, sanık ile katılan arasında rızaya dayalı gönül ilişkisinden kaynaklanan cinsel ilişki yaşandığına, katılanın beyanlarının gerçeğe aykırı olduğuna, HTS kayıtları ve bilirkişi raporu içeriğinden bu durumun anlaşılmasına rağmen, somut ve yeterli delil olmadığı halde, sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına yönelik bir temyiz nedeni belirtmemesi karşısında, Tebliğnamedeki bu hususta düzeltilerek onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi