KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2024/9025 E., 2025/1250 K.
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanık ve müdafii
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar Detayı
312 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında,bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın mağdurenin cinsel organını ve göğüslerini ellemek ve ardından cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürtmek şeklinde kabul edilen eylem nedeniyle, çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İsteği Özetle delillerin takdirinde ve maddi hukuk hükümlerinin eksik uygulandığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle sanığın mahkumiyetini gerektirir, yeterli ve inandırıcı delil olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, mağdurenin atılı suçun sanık tarafından işlenmediğine dair beyanda bulunduğuna, sanığın atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında mağdurenin katılan olarak, suç isminin "çocuğun cinsel istismarı" yerine "on iki yaşını tamamlamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olarak kabul edilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.