İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/9604 Karar: 2025/1655 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/9604 K.2025/1655

9. Ceza Dairesi 2024/9604 E. , 2025/1655 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1047 E., 2024/1439 K. SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, müstehcenlik, şantaj HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/9604 E. , 2025/1655 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1047 E., 2024/1439 K. SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, müstehcenlik, şantaj HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/9604 E. , 2025/1655 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1047 E., 2024/1439 K. SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, müstehcenlik, şantaj HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık ... hakkında müstehcenlik ve şantaj, sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve müstehcenlik suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle sanığın katılan mağdurenin yaşını bildiğine dair somut bir delil bulunmadığına, katılan mağdurenin görüntü itibarıyla on sekiz yaşından büyük olduğuna, sanığın katılan mağdurenin yaşı konusunda kaçınılmaz hataya düştüğüne, katılan mağdure beyanından başkaca sanığın cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, katılan mağdurenin rızasının bulunduğuna bu nedenle hata hükümleri de dikkate alındığında eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 104. maddesi kapsamında kalması halinde 6 aylık şikayet süresinin dolduğuna, sanığa atılı müstehcenlik suçunun yasal koşullarının oluşmadığına, suça konu fotoğrafların katılan mağdureye ait olup olmadığının tespit edilmediğine, sanığın suç kastının bulunmadığına ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle sanığın atılı suçu işlemediğine, katılan mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, suça konu fotoğrafın kime ait olduğunun tespit edilmediğine, hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Şantaj Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Sanık ... Hakkında Müstehcenlik Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden 1. Sanık ...'un katılan mağdurenin yaşının on sekizden küçük olduğunu bilmediğine dair beyanı ve tüm dosya kapsamına göre kayden 10.04.2001 doğumlu olan katılan mağdureye ait mernis doğum tutanağı getirilerek resmi kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının belirlenmesi halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak katılan mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini ile yine sanık ... hakkındaki müstehcenlik suçu yönünden katılan mağdurenin gerçek yaşının on sekiz yaşından büyük olduğunun anlaşılması halinde eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 134. maddesinde yazılı özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturacağı gözetilmeden yetersiz ve eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması karşısında, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... Hakkında Müstehcenlik Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 19.09.2021 günlü iddianamede atılı suç yönünden herhangi bir anlatım ve bu kapsamda usulüne uygun açılmış kamu davası bulunmadığı halde sanık hakkında müstehcenlik suçundan yazılı şekilde karar verilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Şantaj Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Müstehcenlik ile Sanık ... Hakkında Müstehcenlik Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise "olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince mağdurenin beyanlarının detaylı bir şekilde alınarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekir iken mağdurece sunulan ve dinleme yerine geçmeyen yazılı beyanlarla yetinilerek, mağdurenin soruşturma aşamasında alınan beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden yukarıda yazılı Kanun maddelerine aykırı olacak şekilde karar verilmesi, İlk derece mahkemesi tarafından sanıklar hakkında atılı suçlardan kurulan beraat hükmü ile ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmenin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a maddesi kapsamına girmediği ve bu hususlarla ilgili değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g maddesine göre duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerekir iken Bölge Adliye Mahkemesince Kanun'a aykırı şekilde dosya üzerinden bozma kararı verilmesi, Yine bozma ilamı sonrası İlk Derece Mahkemesince; Mahkeme heyetinin de değişmesi nedeniyle yukarıda anlatılan hususlar uyarınca mağdurenin açık ve detaylı beyanları alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken bozma ilamı öncesi usulüne uygun olarak alınmayan mağdure beyanlarıyla yetinilerek karar verilmesi, Yukarıda açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli bozma ilamı sonrası İlk Derece Mahkemesince verilen karara ilişkin istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak 5271 sayılı Kanun'un 271/1. ve 210/1. maddeleri uyarınca mağdurenin beyanı alındıktan sonra sanığın hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle; dosyanın aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine tevdiine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle heyetin çoğunluk gerekçesine iştirak etmiyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla