KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2025/189 E., 2025/3315 K.
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/155 E., 2024/216 K
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi
Karar Detayı
309 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın farklı tarihlerde katılan mağdureyi kolundan tutarak asılması ve katılan mağdureyi kendisine çekerek dudağından öpmesi şeklinde kabul edilen eylemleri nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdure ile tanıkların aşamalardaki beyanları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair katılan mağdurenin soyut beyanları dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B.
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle sanık hakkında daha fazla cezaya hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.