KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2025/1895 E., 2025/4574 K.
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/238 E., 2024/426 K
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi
Karar Detayı
319 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle alt sınırdan hüküm kurulması ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle kararın eksik inceleme ile verildiğine, somut delil bulunmadığına, mağdure ve tanık beyanlarının görmezden gelindiğine, şikayetten vazgeçildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücreti talebinin reddedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.