Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/208 E. , 2025/2821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/126 E., 2022/444 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 9. Ceza Dairesinin,
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/208 E. , 2025/2821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/126 E., 2022/444 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 26.09.2024 tarihli ve 2023/2513 Esas, 2024/7881 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.01.2025 tarihli ve 9-2022/76321 sayılı itirazı üzerine dava dosyası 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1-2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Özetle, sanığın atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasının gerektiğine, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın onanmasına ilişkindir. II. GEREKÇE Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.09.2024 tarihli ve 2023/2513 Esas, 2024/7881 Karar sayılı bozma ilamı içeriği itibariyle usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ Sayın Başkan Vekili ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 26.09.2024 tarihli ve 2023/2513 Esas, 2024/7881 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik, çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Ağır Ceza Mahkemesine açılan davada, sanığın mağdura yönelik eylemlerinin sabit olduğu gerekçe ve kabulüyle atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiş olup, bu kararın istinaf edilmesi üzerine Anakara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği, vaki temyiz üzerine sanığın mağdura yönelik eyleminin sübut bulmadığından beraatine dair oy çokluğu ile karar verilmiş olup, çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararının onanması görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun İlk Derece Mahkemesinin sübutunda yer alan delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle verilen mahkumiyet kararının yerinde olmadığı şeklindeki bozma kararına ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın reddi ile dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesine dair verilen sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. Şöyle ki; Mağdurun annesi olan katılan ...'nın mağdurun "pipi, popo, sodiş" gibi kelimeleri sıklıkla kullanmaya başladığını farkettiği, çocuğunu gözlemlemeye başladığı, takip eden günlerde evdeyken oğlunun öne eğildiğini, parmağını makat kısmına ileri geri sürttüğünü gördüğü, bunu yaparken pijamasını diz kapaklarına kadar indirdiği, ilk olarak çocuğun makat bölgesini kaşıdığını düşündüğünü, sonraki günlerde aynı hareketi yaparken görmesi üzerine oğlu ...'ya neden bu şekilde davrandığını sorduğu, oğlunun "anne babam yapıyor" şeklinde cevap vermesi üzerine bu konuyu eşiyle konuştuğu, eşinin bu durumu kabul etmediği, bu olaydan sonra çocuklarıyla birlikte babasına ait eve gittiği, 15.05.2020 günü mağduru Ankara Üniversitesi Cebeci Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Psikiyatri Kliniğine götürdüğü ve olayın savcılığa intikal ettirildiği, bu şekilde gerçekleşen intikalin doğal olduğu, Sanıkla katılan anne arasında dosyaya yansıyan önceye dayalı bir husumetin bulunmadığı ve bu durumun sanık, katılan ve dosyada tanık olarak dinlenen sanığın kardeşi ...'nın beyanları ile sabit olduğu, Olayın intikalinden sonra 24.06.2020 tarihinde katılan tarafından boşanma davası açıldığı, dava dilekçesinin incelenmesinde de yargılamaya konu istismar olayından dolayı boşanma davası açtığının anlaşıldığı, Katılan ...'nın aşamalarda istikrarlı beyanda bulunduğunun anlaşıldığı, Mağdurun bir yaş büyük ağabeyi tanık ...'ın babasının mağduru başka bir odaya götürdüğü ancak bu odada ne yaptıklarını bilmediği şeklinde beyanlarda bulunduğu, 16.05.2020 tarihli;"cinsel istismarı anlamlandıramasa da bunun kötü bir şey olduğunu ifade ettiği, yer, zaman, olayların sıralanışı konusunda aktarımlarında eksiklikler bulunsa da bunun yaşı gereği olağan olabileceği, bu yaş grubunda bulunan mağdurların ikincil bir düşünceyle dokunma içeren aktarımlarda bulunmalarının genellikle olası olmadığı, bu kapsamda değerlendirildiğinde ifadenin güvenilirlik kriterlerinin güçlü olabileceği düşüncesi oluştuğu " şeklindeki adli görüşme değerlendirme raporu içeriği, 30.09.2020 tarihli; "mağdurun ifadesinin güvenilirliği konusunda kanaat oluşmadığından mağdurun üniversite hastanesinin Çocuk Koruma Merkezinde görevli uzmanlar tarafından değerlendirilmesinin uygun olacağı" şeklindeki adli görüşmeci değerlendirme raporuna istinaden alınan Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu'nun 06.11.2020 tarihli ve 2788 sayılı, "mağdurun olay tarihindeki yaşı dikkate alındığında beyanlarına ana hatları ile itibar edilebileceğine" dair mütalaası, Mağdurun ağabeyi ...'ın öğretmeni olan tanık ...'in 28.01.2021 tarihli duruşmadaki; " Ben ilkokul öğretmeni olarak görev yaparım, 11/12/2020 tarihi itibari ile mağdurun abisi ...'ya okuma yazmayı öğrenememesi nedeniyle özel ders vermiştim, hemen hemen her gün gittim, ilk başlarda mağdur ... benim eve girmeme izin vermek istemedi, olay çıkardı, sonra alıştı, bir kaç hafta sonra mağdur çocuğun annesi ... bana iddianameye konu olaylardan bahsetti, yine bu derslerden birisinde 2021 yılı Ocak ayının ilk haftasında dışarıda yağan karı izlerken mağdur ... bana "benim babam burama, (ön ve arka cinsel bölgesini gösterdi) elledi, yapışkan bir şey sürdü, acıdı" dedi, ben konuyu değiştirmeye çalıştım, başka da bir şey sormadım, bu olaydan yaklaşık 1 hafta sonra da mağdur ... pijamasını ve iç çamaşırını indirdi ve bana arkasını döndü, sanırım dikkatimi çekmek istedi" şeklindeki beyanları, Katılanın dosyaya sunmuş olduğu flash bellekteki mağdur çocuğun görüntüleri, Mağdurun Çocuk İzlem Merkezinde, dedesinin evinde "soğuk odada" ve "sürte sürte (mağdurun parmağını hafifçe ileri geri getirip götürerek hareket yaptığı) " şeklindeki ayrıntı içeren beyanları, Mahkemenin sanığın mağdura yönelik eylemleri nedeniyle; olayın intikalinden sonra boşanma davası açıldığı, aralarında önceye dayalı husumet bulunmadığı, mağdurda herhangi bir akıl sağlığı ve zeka geriliği saptanmadığı, mağdurun aşamalarda alınan istikrarlı beyanları, mağdurun beyanlarını destekler mahiyette mağdurun annesi ... ve kardeşi ...'nın aşamalarda alınan istikrarlı beyanları, tanık ...'in beyanları, katılanın dosyaya sunmuş olduğu flash bellekteki mağdur çocuğun görüntüleri, mağdurun babası olan sanığa iftira etmesini gerektirir bir husumetinin bulunmadığı, bu sebeple sanığa suç isnadında bulunmasını gerektirir herhangi bir durum bulunmadığı, mağdurun ÇİM'deki beyanında eylemin detaylandırarak anlattığı ve bu tür cinsel istismar niteliğindeki eylemleri mağdurun yaşı gereği tahayyül etmesinin mümkün olmadığı hususları birlikte değerlendirilerek mahkumiyetine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine, ilgili Daire tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, sanık müdafiinin istinafı kabul görmemiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, mağdura yönelik sanığın eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet kararının onanması görüşünde tebliğname düzenlenmiştir. Açıklanan bu değerlendirmeler sonucunda; Sanık ...'ın oğlu olan mağdur ...'e yönelik iddianamedeki kabul ve sevk maddeleriyle İlk Derece Mahkemesinin kabulü, Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesindeki onama talebi ve İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin oluşa, kabule ve dosya kapsamına uygun olduğu, sanığın mağdura yönelik gerçekleştirmiş olduğu basit cinsel istismar eyleminden verilen mahkumiyetin istinafı üzerine verilen esastan red kararının onanması görüşünde olduğumdan, mahkumiyet kararının bozulması yönündeki çoğunluğun görüşü yerinde olmayıp Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan itirazın reddine yönelik sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.