Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/2542 E. , 2025/5110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2376 E., 2024/2225 K. : ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelend
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/2542 E. , 2025/5110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2376 E., 2024/2225 K. : ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın eylemleri zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu kabul edilerek bu suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar ............. ve .............ile Katılan Mağure Vekilinin Temyiz İstemleri Özetle sanığın katılan mağdureye karşı birden fazla eylem gerçekleştirdiğine, katılan mağdurenin zor zamanlar geçirdiğine ve halen etkisinden çıkamadığına, bu nedenle sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, sanığın ikametgahında çocuğun nitelikli cinsel istismarı eyleminin gerçekleştiğine dair iddianın ispatlanamadığı sonucuna varılmasının isabetli olmadığına, katılan mağdurenin kovuşturma evresinde esas mahkemesince dinlenmemesinin doğrudan doğruyalık ilkesini ihlal ettiğine, dolayısıyla sonuç cezasının belirlenmesinde vicdani kanaatin etkilendiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın katılan mağdureyi tehdit etmesi şeklindeki kast yoğunluğu ve onu korkutup tehdit etmesi doğrultusunda ilişkiye girmesi şeklindeki suçun işleniş biçimi gözetilerek temel cezanın üst sınırdan tayin edilmesine, zincirleme suç artırımının üst sınırdan yapılmasına, Mahkemeyi yanıltmaya çalışan sanık hakkında takdiri indirim hükmünün uygulanmamasına, sanığın eylemlerini farklı zamanlarda ve mekanlarda yaptığı dikkate alınarak üç kez ayrı ayrı cezalandırılmasına ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle katılan mağdurenin aşamalardaki ifadelerinin suç vasfına yönelik çelişkiler içerdiğine, yine talimat Mahkemesince alınan ifadesinde Çocuk İzlem Merkezindeki ifadesinden farklı olarak son eylem olan sanığın evinde cinsel ilişkiye girildiği iddiasından döndüğüne, katılan mağdurenin hakkında fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği ve beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği değerlendirmelerini içeren bir rapor alınmadığına, sanığın katılan mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğüne, gözlemsel tespit yerine katılan mağdurenin bedensel olarak gelişiminin yaşıtlarından büyük olup olmadığı hususunun raporla tespit edilmemesinin usuli bir eksiklik olduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte iki farklı tarihte gerçekleştiği iddia edilen eylemlerden birinin vaki olmadığı kabul edildiği halde zincirleme suç artırımı yapılmasının isabetli olmadığına, katılan mağdure ile tanığın ve katılanların ifadelerinin alınmasına yönelik talimat Mahkemesince yapılan duruşmalardan haberdar edilmemelerinin savunma hakkının kısıtlanmasına yol açtığına, sanığın beraatine karar verilmek üzere hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan katılan mağdurenin adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanlarının alınması, duruşmaya bizzat getirilememesi halinde SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla ifadesinin alınması, istinabe ile dinlenmesi yoluna gidilse bile talimat Mahkemesince dinlenmesi için belirlenen günün 5271 sayılı Kanun'un 181/1. maddesi gereğince sanık müdafiine bildirilmesi gerektiği nazara alındığında, katılan mağdure, katılanlar Fatma ile Hüseyin ve tanık Merve'nin Kavak Asliye Ceza Mahkemesince beyanlarının alındığı 09.02.2024 tarihli talimat duruşmalarından sanık müdafiinin haberdar edilmediği gözetilmeden karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar ............. ve................. ile katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2025 tarihinde karar verildi.