KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2025/3007 E., 2025/4664 K.
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/982 E., 2025/112 K
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi
Karar Detayı
338 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında tehdit suçundan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde yer verilen hüküm niteliği taşımadığının anlaşılmakla incelemenin çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükümle sınırlı yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ile tehdit suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, tehdit suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, sanığın atılı suçu işlemediğine, cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, katılan ve tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, kabul anlamına gelmemekle eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığına, kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulmasına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. B.
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle, sanığın zincirleme suç hükümlerince cezalandırılmasına, teşebbüs hükümleri gereğince indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olup suçun tamamlanmış olduğuna, yetersiz gerekçe ile takdiri indirim uygulandığına, sanığın tehdit suçundan da ayrıca cezalandırılmasına, kararın sanık aleyhine bozulmasına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, eylemde kullanılan tehdidin çocuğun cinsel istismarı suçunun unsuru olduğu anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.