İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2025/3823 Karar: 2025/6580 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2025/3823 K.2025/6580

9. Ceza Dairesi 2025/3823 E. , 2025/6580 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/546 E., 2025/460 K. SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bölge A

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2025/3823 E. , 2025/6580 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/546 E., 2025/460 K. SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bölge A

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2025/3823 E. , 2025/6580 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/546 E., 2025/460 K. SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı (iki kez) ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (iki kez) suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Yüksekova 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ise düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle mahkumiyet kararının kanuni dayanaktan yoksun olduğuna, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle Bölge Adliye Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden verilen kararın hukuka aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan iki kez cezalandırılması gerektiğine, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Kararlar Yönünden İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılama sonucunda atılı suçtan kurulan mahkumiyet hükümleriyle ilgili istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut deliller ve suçun vasfına yönelik yapılan değerlendirmenin suçun işleniş şekli ile sübutuna ve delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 303 maddesi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi suretiyle hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-h bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Kararlar Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanunun 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanlarının alınması, bunun mümkün olmaması halinde ise soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’nın duruşmada taraflarla birlikte izlenip diyecekleri sorulduktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen mağdurenin, soruşturma aşamasında alınan görüntülü ifade CD’si de izlenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.12.2023 tarihli iddianamesi ile 30.10.2024 tarihli celsede verilen mütalaada suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2-2. cümlesinin tatbiki talep edilmediği halde ek savunma hakkı tanınmadan, mağdurenin on iki yaşından küçük olması sebebine dayalı ceza tayin edilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226/2. maddesine muhalefet edilmesi, 3. Uygulamaya göre de; suça sürüklenen çocuğun bir suç işleme kararının icrası kapsamında mağdureye yönelik nitelikli cinsel istismar eylemlerini değişik zamanlarda birden fazla kez işlemesi nedeniyle cezasında zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılması gerektiği halde her bir eylem için ayrı ayrı ceza tayini yoluna gidilmesi karşısında, anılan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla