İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2025/4837 Karar: 2025/6598 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2025/4837 K.2025/6598

9. Ceza Dairesi 2025/4837 E. , 2025/6598 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/202 E., 2024/254 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2025/4837 E. , 2025/6598 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/202 E., 2024/254 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2025/4837 E. , 2025/6598 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/202 E., 2024/254 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında Dairemizin 14.02.2024 tarihli bozma ilamına karşı Sinop Ağır Ceza Mahkemesince direnilerek sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle sanığın samimi ve tutarlı savunması, katılan mağdurenin çelişkili ve istikrarsız beyanları, somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak ve kesin bir delilin bulunmaması, Mahkeme gerekçesinin tamamen hatalı olması, eksik araştırma ile hüküm kurulmuş olması nedenleriyle Yargıtay bozma kararının yerinde olduğuna, direnme kararının hukuka aykırı olduğuna ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanığın eylemlerinin ağırlığı, kastın yoğunluğu göz önüne alınarak yerel Mahkemenin alt sınırdan verdiği ve takdiri indirim uyguladığı ceza ile katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmemesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. C.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanığın eylemlerinin ağırlığı, kastın yoğunluğu göz önüne alınarak yerel Mahkemenin alt sınırdan verdiği ve takdiri indirim uyguladığı cezanın kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. D. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle sanığın aşamalarda alınan birbiri ile tutarlı savunmalarında katılan mağdurenin kendisiyle ilişkiye girmeyi istemesi üzerine, onun rızası doğrultusunda yatak odasına geçtiklerini ve ilişkiye girdiklerini savunduğu, katılan mağdurenin ise aşamalarda alınan beyanlarında; sanığın, kendisinin kolundan tutarak ve ağzını kapatarak zorla yatak odasına götürdüğünü ve organ sokmak suretiyle kendisine cinsel istismarda bulunduğunu ileri sürdüğü, katılan mağdure her ne kadar sanığın kendisine cebir kullanarak nitelikli cinsel saldırıda bulunduğunu ileri sürmüş ise de, olay anında evde katılan mağdurenin eşi ve çocuklarının da bulunduğu, katılan mağdurenin aldırılan doktor raporunda herhangi bir darp ve cebir bulgusunun tespit edilmemesi karşısında, eylemin katılan mağdurenin rızası ile gerçekleştiği anlaşıldığı, somut olayda, dosya içinde bulunan belgeler incelendiğinde; Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Birinci Üst Kurulu’nun 18.10.2022 tarihli raporu ile “Mağdurdaki Hafif-Orta Derecede Zeka Geriliğinin, hayatının ilk yıllarından başlayıp, ömrü boyunca sürecek nitelikte” olduğunun tespit edildiği, katılan mağdurenin nüfus aile kayıt tablosuna göre 12.11.2012 tarihinde evlendiği, 2 çocuğunun bulunduğu, bu durumun sanık tarafından da bilindiği, suç tarihinden önce katılan mağdurenin yapmış olduğu resmî evlilik işlemine güven duyarak rıza açıklamaya ehil olduğu zannıyla hareket eden ve bu doğrultuda katılan mağdure ile rızaen ilişkiye giren sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 30/2. maddesi uyarınca kaçınılmaz bir hataya düştüğü, bu gerekçeler ışığında, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi yollamasıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Dairemizin 14.02.2024 tarihli ve 2023/5534 Esas, 2024/1178 Karar sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun olup, İlk Derece Mahkemesince anılan ilama yönelik kurulan 10.10.2024 tarihli direnme kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Dairemizin, 14.02.2024 tarihli ve 2023/5534 Esas, 2024/1178 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, üye ...'nun karşı oyu ve oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,16.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf direnme kararının yerinde olup olmadığına, suçun yasal unsurlarının bulunup bulunmadığına, mağdurenin rızasının geçerli sayılıp sayılmayacağına ilişkindir. Sanığın mağdurenin akıl hastalığını bildiğine ilişkin soruşturma aşamasındaki ikrar içeren savunması, katılanların beyanları, tanık anlatımları ve ... Polis Laboratuvarı'nın mağdurun iç çamaşırında sanığa ait meni örneklerinin tespit edildiğine dair raporu, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen mağdurenin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamayıp eylemi ruhsal yönden mukavemet yeteneği bulunmayacak şekilde rahatsızlığı bulunduğuna dair raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde olay tarihinde sanıkla katılan ...'nin rızayla cinsel ilişkiye girdikleri hususunda sayın çoğunlukla aramızda ihtilaf bulunmamaktadır. Gerek bozma öncesi gerekse bozma sonrası aldırılan Adlî Tıp Kurumu raporları gözetildiğinde katılan mağdurede Hafif-Orta Derecede Zeka Geriliğinin saptandığı, kendisinde saptanmış olan ve hayatının ilk yıllarından başlayıp ömrü boyunca sürecek olan bu zeka geriliğinin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve fiile ruhsal yönden mukavemet etmesine mani olacak mahiyet ve derecede olduğu dolayısıyla, ...’nin olay tarihinde mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağı, kendisinde mevcut olan zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak kendisini yakın tanıyanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceğinin tespit edildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.20 14... /147 94... .12.20 11... /5230 esas sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere sanığın fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamayıp eylemi ruhsal yönden mukavemet yeteneği bulunmayacak şekilde rahatsızlığı olan mağdureye karşı cinsel eylemde bulunulması halinde rıza açıklama ehliyeti bulunmayan mağdurenin sanıkla cinsel ilişkiye rıza göstermesinin ve evli olmasının bu eylemleri hukuka uygun hale getirmediği bu haliyle eylemin cinsel saldırı niteliğinde olduğu, sanığın katılan ...'in kızkardeşi ile gayri resmi evli olması, beyanlardan birbirlerinin evine gidip gelen şahıslardan olduğunun anlaşılması, olay tarihinde de beyanlardan hareketle sanığın davet olmaksızın katılanların evine çay içme amacıyla gelebilecek yakınlıkta olduğunun anlaşılması, bozma öncesi mahkemece yapılan gözlemde mahkeme tarafından bir defa görülmesine rağmen konuşmalarından ve davranışından katılan ...'nin akıl sağlığı ve zayıflığı ile ilgili rahatsızlığının herkes tarafından anlaşılabilecek şekilde olduğunun gözlemlendiğinin belirtilmesi, sanığın Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde katılan mağdurenin zeka geriliğini konuştukları sırada anladığına dair anlatımlarının bulunduğu dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 30'uncu maddesindeki hata hükümlerinin sanık hakkında uygulanmamasının da hukuka uygun olduğu, katılan mağdurenin olaydan önce rıza gösterme ehliyetine sahip olmamasına rağmen bir başkasıyla evli olup olmamasının sanığın cezai sorumluluğunu değiştirmeyeceği, bu tür akıl hastalığı bulunanların cinsel özgürlüğe sahip olduğunun kabul edilemez olduğu,yerleşik uygulamanın da bu şekilde olduğu, usul ve yasaya uygun olan direnme kararın onanması gerektiği görüşüyle sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla