İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2025/6369 Karar: 2025/8975 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2025/6369 K.2025/8975

9. Ceza Dairesi 2025/6369 E. , 2025/8975 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/193 E., 2025/393 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2025/6369 E. , 2025/8975 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/193 E., 2025/393 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2025/6369 E. , 2025/8975 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/193 E., 2025/393 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, katılan mağdurenin yanaklarından tutup öpmeye çalıştığının kabulü ile değişen suç vasfına göre sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle sanığın kişiliği, suça konu eylemin ağırlığı ve katılan mağdurenin yaşı karşısında sanık hakkında kurulan hükmün ertelenmesinin hukuka aykırı olduğuna, vekil ile temsil olunmasından ötürü vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle kazanılmış hak gözetilmeksizin sanık hakkındaki denetim süresinin önceki hükümden fazla tayin edilip 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmesinin hatalı olduğuna, katılan mağdure ve tanığın çelişkili anlatımları neticesinde eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığına, katılan mağdurenin Mahkeme huzurunda iddiaya konu eylemin gerçekleşmediğini beyan etmesi karşısında kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1. Sanık hakkında bozma öncesi verilen erteli 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın bozulması üzerine, Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden verilen hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 103/1-2. cümle ve 62. maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasına karar verilip hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve sanık aleyhine temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi uyarınca cezanın "1 yıl 10... gün" hapis cezası olarak belirlendiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarihli ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 Karar sayılı ilamında, “Sanığın önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak sekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağı” hususunun belirtilmesine göre, sanığın asıl cezasının 2 yıl 6 ay hapis cezası olduğu ve bu cezanın ertelenemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında bozma sonrası 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince belirlenen ceza esas alınarak 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanması, 2. Sanık hakkında kurulan hükümde, 03.10.2024 günlü Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan "Kamu davasına katılma üzerine mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir" şeklindeki düzenleme nazara alındığında kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettiren katılan mağdure lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla