Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/654 E. , 2025/6356 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2004 E., 2024/1938 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yağma HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararla
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/654 E. , 2025/6356 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2004 E., 2024/1938 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yağma HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın yağma ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Özetle, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın dosya arasına celp edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğuna, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, olayın gerçekleştiği iddia edilen yerin mağdurenin bağırması durumunda duyulabilecek konumda ve kalabalıkta olduğuna, sanığın mağdurenin on sekiz yaşından büyük olduğuna dair savunmasına rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 30. maddesinin uygulanma koşulları tartışılmadan karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine, aksi kabulde ise eylemin sarkıntılık boyutunda kaldığına, yağma suçunun yasal koşullarının oluşmadığına, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilebileceğine sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinin uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir. B.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle; sanığın atılı eylemi kamuya açık bir parkta gerçekleştirmiş olması nedeniyle kusurunun ağırlığı da dikkate alınarak üst hadden cezalandırılması gerektiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal koşullarının oluşmasına rağmen sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Yağma Suçundan Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın yakalanması üzerine mağdurenin telefonunun kolluk tarafından sanıktan alınarak mağdureye teslim edilmiş olduğunun dosya kapsamından anlaşılması karşısında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 168/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken, bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine muhalefet edilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında sanık ... müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.