Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/6563 E. , 2025/8478 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/1031 E., 2025/1043 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz ed
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/6563 E. , 2025/8478 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/1031 E., 2025/1043 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın mağdura karşı cebir ve tehditle anal yoldan istismarda bulunduğu ve mağdurun hürriyetini tahdit ettiği şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İstemi Özetle, atılı suçları işlemediğine, iftira olduğuna, ceza miktarının fazla tespit edildiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Mağdurun aşamalardaki beyanları, savunma, olay yerini gösteren kamera kayıtları ve tüm dosya kapsamından; olay günü sanığın bahçede bisiklet tamir etmekte olan mağduru aynı bahçede bulunan odanın içerisine götürerek istismar eyleminde bulunduğu ve cinsel eylem sırasında sanığın mağdurun ellerini bağlaması hususunun çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/4. maddesi yönünden cebir unsurunu oluşturduğu nazara alındığında, cinsel suçun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurun iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle mağdurun hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği ve sanığın mağdurun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin olduğu şüphede kaldığından atılı suçun unsurlarının oluşmaması sebebiyle beraat hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.