Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/753 E. , 2026/1338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/28 E., 2015/379 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/753 E. , 2026/1338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/28 E., 2015/379 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık ... müdafiinin yerinde görülen duruşmalı inceleme talebine istinaden yapılan duruşmaya belirlenen tarihte gelen olmaması nedeniyle duruşmasız yapılan incelemede gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar ... ve ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, fuhuş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını, sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını, sanık ... hakkında ise çocuğun cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık ...'in atılı suçtan mahkumiyetine, sanıklar ... ve ...'nin fuhuş ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemlerinin kül halinde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suç ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine, sanık ... ise beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, somut ve kesin delillerin bulunması halinde mağdure beyanlarına itibar edilebileceğine ilişkin doktor raporunun göz ardı edildiğine, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine ilişkin dosya arasında her türlü kuşkudan uzak,kesin ve inandırıcı herhangi bir delil bulunmadığı halde sadece mağdurenin soyut beyanlarına dayalı olarak karar oluşturulmasının usul ve kanuna uygun olmadığına ilişkindir. B. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstekleri Özetle, mağdurenin soyut beyanları dışında sanığın atılı suçu işlediğine dair somut deliller bulunmadığına, mağdurenin ruh sağlığının olay öncesinde bozuk olduğundan lehe kanun değerlendirmesinin hatalı yapılarak fazla ceza tayin edildiğine, adli sicil kaydı bulunmayan sanık lehine takdiri indirim uygulanmamasının hatalı olduğuna, usul ve kanuna aykırı mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, dosya içeriğinde sanığın savunmalarının aksine mağdure ve hakkındaki kamu davası tefrik edilen sanık ...'in beyanlarından başka mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, mağdurenin beyanlarına itibar olunamayacağının raporlar ile belli olduğuna, sanık ...'in beyanlarını doğrulayacak başka beyan veya delil bulunmadığı halde mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ayrıca mağdurenin ruh sağlığının hangi sanığın hangi eyleminden bozulduğunun tespiti mümkün olmadığına göre şüpheden sanıkların yararlandırılması ve ceza tayini yoluna gidilecekse bile bu konuda sanıklar lehine hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir. D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir. III. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Mağdurenin evden kaçtığı suç tarihi döneminde sanıklar ..., ..., ..., ... ve temyize konu dosya sanığı ... hakkında mağdureye yönelik eylemleri nedeniyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından soruşturma evrakı suç yeri itibariyle tefrik edilerek kamu davası açıldığı ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/349 Esas sayılı dosyasında halen yargılamanın devam ettiğinin anlaşılması karşısında, öncelikle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/349 Esas sayılı dosyası ile iş bu temyize konu dosya arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunması nedeniyle birleştirilerek buna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri ile sanık ... yönünden suçların sübutu halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Mahkemece yapılan yargılama sırasında sevk edildiği İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 26.04.2010 tarihli ve 944 sayılı raporda mağdurede hafif orta derece sınırında zeka geriliği saptandığı, olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağı, kendisinde mevcut olan zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılabileceği, vermiş olduğu ve vereceği ifadelere kuvvetli delilerle desteklendiği takdirde ana hatları ile itibar edilebileceği ve mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu bildirilmiş, yine dosyada mevcut İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 26.11.2014 tarihli ve 5857 sayılı raporda 25.11.2008-02.12.2008 (iddianame kaydı), 2008 yılı (tensip zaptına göre) tarihinde mağduru bulunduğu olayda tüm sürecin bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ruh sağlığının bozulmasında sanıklar arasında tıbben ayrımının yapılamadığı, tüm sürecin ruh sağlığını bozduğu bildirilmiş ise de, dosya kapsamındaki bir kısım sanıkların mağdure ve ailesinin şantajla para temin etmek amacıyla bu olay haricinde birden fazla kişi hakkında şikayetçi olduklarını belirtmelerine istinaden mağdure hakkında yapılan UYAP sorgulamasında birden çok mağduru bulunduğu dosyanın mevcut olduğu ve ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli, 2013/188 Esas ve 2016/26 Karar sayılı dosya içeriğinde suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yapılan yargılamada mağdure yönünden aldırılan Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 13.08.2015 tarihli ve 1637 sayılı raporunda mağdurenin, mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve kendisini ruhsal bakımdan savunmasına engel teşkil edecek mahiyet ve derecede olan hafif derecede zeka geriliği denilen akıl zayıflığı tespit edildiği, kendisinde mevcut olan zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılamayacağının belirtilmesi karşısında, mağdurenin tarafı olduğu dosyaların araştırılıp temin edildiğinde incelenerek alınan ruh sağlığına ilişkin raporların karşılaştırılması ve bu dosyalarda mağdurenin akıl zayıflığına yönelik bir gözlem yapılıp yapılmadığı da irdelendikten sonra sanıkların mağdure ile geçirdikleri zaman da gözetilerek mağduredeki akıl zayıflığını anlayabilecek durumda olup olmadıkları değerlendirildikten sonra hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Kabule göre de; Sanıklar ... ve ...'in mağdureyi fuhuş maksadıyla başka erkeklere temin ederek bu kişilerin mağdureye yönelik cinsel istismar ve nitelikli cinsel istismar eylemlerine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37. maddesi kapsamında asli iştirakte bulundukları gözetilmeden delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 39. maddesine göre yardım eden sıfatıyla suça iştirak ettikleri gerekçesiyle hükümler kurulması neticesinde eksik ceza tayin edilmesi, Mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin düzenlenen Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 26.11.2014 tarihli raporunda, mağdurenin ruh sağlığının bozulmasında sanıklar arasında tıbben ayrımının yapılamadığı, tüm sürecin ruh sağlığını bozduğunun belirtilmesi karşısında, bu hususta ortaya çıkan şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek haklarında 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 103/6. maddesinin tatbik edilmemesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle sonuç cezaların fazla tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin beyanlarına ana hatları ve kuvvetli delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceği yönündeki Adli Tıp Kurumu raporu, savunma ile tüm dosya içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdurenin başkaca delille desteklenmeyen soyut beyanları dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. ve 326. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde karar verildi.