Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/7989 E. , 2025/8970 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/169 E., 2023/197 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Ma
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/7989 E. , 2025/8970 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/169 E., 2023/197 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, düzeltilerek onama, bozma İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık ...'nin bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığıyla gönderdiği 15.09.2023 havale tarihli dilekçesiyle yüze karşı tefhim olunan 14.09.2023 tarihli hüküm ile verilen hapis cezasını temyiz etmek istemediğini beyan ederek temyizden feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmakla; temyizden feragat sebebiyle sanık ... hakkında kurulan 14.09.2023 tarihli hükmün incelemesinin katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi ile sınırlı olarak yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu ve sanık ... hakkında ise yardım eden sıfatıyla beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıklar ... ve ...'in farklı zamanlarda, sanık ... ve ...'nin ise bir kez olmak üzere katılan mağdure ile vajinal ilişki yaşayıp sanıklar ..., ... ve ...'in birden çok kez, sanık ...'in ise bir kez olmak üzere katılan mağdurenin para karşılığı farklı şahıslarla vajinal ilişki yaşamasına aracılık ettiklerinin kabulü ile sanıklar ... ve ...'nin ayrı ayrı iki kez beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, sanık ...'in ayrı ayrı iki kez, sanıklar ... ve ...'in ise bir kez değişen suç vasfına göre çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetlerine ve sanık ...'ın, temyiz dışı sanık ... ile birlikte hareket ederek katılan mağdure ile para karşılığı ilişki yaşamak maksadı ile sanık ... ile anlaşıp katılan mağdureyi alıkoyduğunun kabulü ile sanıklar ... ve ... hakkında ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine, sanık ...'un ise temyiz dışı sanık ... ...'ın katılan mağdurenin cinsel bölgelerine dokunması eylemine yer temin ederek yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinin kabulü ile değişen suç vasfına göre çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle, sanıklar hakkında üst sınırdan ceza tayini ile takdiri indirim hükümleri uygulanmaksızın hüküm kurulması ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in eylemlerin yoğunluğu, katılan mağdurenin yaşı ve ruh sağlığının bozulduğu hususları gözetilerek üst sınırdan ceza tayini yerine aksi yöndeki uygulamanın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. C. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstekleri Özetle, 14.09.2023 tarihinde kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna, anılan hüküm ile dosyanın kapanmasına karşın yeniden açılan duruşma ile ek hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. D. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İsteği Özetle, 30.11.2023 tarihinde kurulan mahkumiyet hükmüne konu suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve gerekçe gösterilmeden lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. E. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, mahkumiyet hükmünün kurulmasına elverişli yeterli delil bulunmadığına, aksinin kabulünde ise hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek şartların oluşmadığına ve suç tarihi itibariyle dava zamanaşımının gerçekleştiğine ilişkindir. F. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstekleri Özetle, mahkumiyet hükmü kurulmasına elverişli ve yeterli delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, suç tarihi itibariyle dava zamanaşımının gerçekleştiğine ve dosyanın karara bağlanmasına karşın yeniden açılan duruşma ile hüküm kurulmasının usul hükümlerine aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir. G. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, sanık ...'ın inkara dayalı savunması, mahkemede yapılan yüzleştirme işleminde katılan mağdurenin sanık ...'ı tanımadığını beyan etmesi karşısında suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, aksinin kabulünde ise etkin pişmanlık ve hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve suç tarihi itibariyle dava zamanaşımının gerçekleştiğine ilişkindir. H. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığından beraat hükmü kurulması gerektiğine, aksinin kabulünde ise dava zamanaşımı gerçekleştiğinden davanın düşmesi yönünde karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Verilen Hükümlere İlişkin Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Kovuşturma evresinde on beş yaşından küçük katılan mağdurenin velayet hakkına sahip olan babası katılan ...'nin, 15.07.2009 tarihli talimat duruşmasında sanıklardan ... hakkında şikayetçi olmayıp ... hakkında şikayetçi olmakla birlikte kamu davasına katılmak istemediğini beyan ettiği, 04.05.2009 havale tarihli dilekçesi ile de sanık ... hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirdiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık ... Hakkında Verilen 30.11.2023 Tarihli Hükme İlişkin Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Yargıtay bozma ilâmı üzerine yapılan yargılamada, karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesi uyarınca bir hafta içerisinde temyiz kanun yoluna başvurabileceği gözetilmeden hüküm fıkrasında kanun yoluna başvuru süresinin tefhimden itibaren 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifade kullanılmış ise de; sanık ... müdafiinin yüzüne karşı tefhim edilen 30.11.2023 tarihli karara karşı 09.01.2024 tarihinde sunulan temyiz dilekçesinin 15 günlük süre de aşıldıktan sonra gönderildiği anlaşılmakla sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. C. Sanık ... Hakkında Verilen Karara İlişkin Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; karar tarihi itibarıyla 7499 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz kanun yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264/1.maddesininde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması ve esasen bu hususta mahallinde merciince karar verildiği anlaşıldığından, söz konusu karara yönelik vaki temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. D. Sanık ... Hakkında Verilen Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. E. Sanık ... Hakkında Verilen 30.11.2023 Tarihli Hüküm ile Sanık ... Hakkında Verilen Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; a. Sanık ... hakkında suç tarihinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2. ve 43/1. maddeleri uyarınca belirlenen 18... ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 62. maddesi uygulanarak 1/6 oranında indirim yapıldığında 15... ay 15 gün yerine 15... ay olarak eksik hapis cezasına hükmedilmesi, b. Sanık ... hakkında suç tarihinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Kanun'un 103/2. maddesi uyarınca belirlenen 8 yıl hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulanması suretiyle 1/6 oranında indirim yapıldığında 6 yıl 8 ay yerine 6 yıl olarak eksik hapis cezasına hükmedilmesi Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün hukuka aykırılık olarak bulunmuştur. F. Sanık ... Hakkında Verilen 14.09.2023 Tarihli Hüküm ile Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Verilen Hükümler Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1. Sanık ... yönünden; a. İlk Derece Mahkemesinin oluş ve kabul değerlendirilmesinde sanık ...'nın, katılan mağdure ile sanık ...'in evinde bir kez cinsel ilişkiye girdiğinin belirtilmesine karşın cezanın bireyselleştirilmesi kısmında sanık ...'nın katılan mağdure ile birden çok kez cinsel ilişkiye girdiğinin kabulü suretiyle hüküm gerekçesinde çelişkiye neden olunması, b. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 103/2 ve 43/1. maddeleri uyarınca verilen ceza 18 yıla ulaşsa veya geçse dahi, suçun sonucunda katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulmasından dolayı neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 49/1 ve 103/6. maddeleri gereğince yirmi yıla kadar artırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak, hakkaniyet gereği cezada uygun bir miktar daha artırım yapılması yerine 5237 sayılı Kanun'un 103/6. maddesinin uygulama dışı bırakılması suretiyle sonuç cezanın eksik tayin edilmesi, 2. Sanık ... Yönünden; a. Sanık ...'nin sabıka kaydında tekerrüre esas mahkumiyetleri bulunmasına karşın hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, 3. Sanık ... yönünden; a. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu çocuğa karşı ve birden fazla kişiyle birlikte işleyen sanık ... hakkındaki temel cezanın birden fazla nitelikli halin birlikte gerçekleşmesi nedeniyle takdiren ve teşdiden belirlenmesi gerekliliği gözetilmeyerek eksik cezaya hükmolunması ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümde temel cezanın takdiren ve teşdiden tayin olunduğu belirtilmesine karşın lehe olduğu kabul edilen 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Kanun'un 103/2. maddesinde alt sınır olarak belirlenen "8 yıl hapis cezası" üzerinden temel cezanın tayin edilmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması, b. Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamdaki mahkûmiyetin, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve hükümden önce 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253/1-b. bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1.cümlesinde düzenlenen suçun da uzlaşma kapsamına alınması karşısında, aynı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sanık ...'in hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4. Sanık ... yönünden; Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu çocuğa karşı ve birden fazla kişiyle birlikte işleyen sanık ... hakkındaki temel cezanın birden fazla nitelikli halin birlikte gerçekleşmesi nedeniyle takdiren ve teşdiden belirlenmesi gerekliliği gözetilmeyerek eksik cezaya hükmolunması, Hukuka aykırı bulunmuştur. Sanık ...'nin yüzüne karşı tefhim edilen 14.09.2023 tarihli hükümden sonra bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığıyla göndermiş olduğu 15.09.2023 havale tarihli dilekçesi ile 14.09.2023 tarihinde verilen 12... ay hapis cezasını temyiz etmek istemediğini bildirdiği, sanığın farklı eylemleri ile ilgili 30.11.2023 tarihinde açılan duruşma ile yüze karşı tefhim edilip usulüne uygun şekilde tebliğ edilen kararla hükmedilen 15 yıl hapis cezasına ilişkin temyiz hakkından feragat ettiğine dair irade beyan etmediği ve sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin de 30.11.2023 tarihli hükümle ilgili olduğu anlaşıldığından aksi yöndeki kabul ile temyiz isteğinin reddine dair Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. IV. KARAR A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Verilen Hükümlere İlişkin Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Ve Sanık ... Hakkında Verilen 30.11.2023 Tarihli Hükme İlişkin Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği ile Sanık ... Hakkında Verilen Karara İlişkin Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A), (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Verilen Hükümler Yönünden Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili, sanık ... ile müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Verilen 30.11.2023 Tarihli Hüküm ile Sanık ... Hakkında Verilen Hüküm Yönünden Gerekçenin (E) bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan Bakanlık vekili, sanık ... müdafii ile sanık ... hakkında verilen hükme ilişkin katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği sanık ... yönünden hüküm fıkrasının "30.11.2023 tarihli hüküm" başlığı altında birinci bendin dördüncü paragrafında yer alan " 15... ay" ibaresinin çıkarılarak yerine " 15... ay 15 gün" ibaresinin eklenmesi ve sanık ... yönünden hüküm fıkrasının "14.09.2023 tarihli hüküm" başlığı altında üçüncü bendin ikinci paragrafında yer alan "6 yıl" ibaresinin çıkarılarak yerine "6 yıl 8 ay" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA D. Sanık ... Hakkında Verilen 14.09.2023 Tarihli Hüküm İle Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Verilen Hükümler Yönünden Gerekçenin (F) bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan Bakanlık vekili, sanıklar ... ve ... müdafileri, sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin katılan mağdure vekili, 30.11.2023 tarihli hükme ilişkin sanık ... müdafii ve 14.09.2023 tarihli hükme ilişkin sanık ... ile müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde karar verildi. 1