KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2025/927 E., 2025/3457 K.
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/2214 E., 2024/2122 K
- Suç
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi
Karar Detayı
509 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davalarında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul
32. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde olay tarihinin öncesinde sanığın, katılan mağdurdan cinsel içerikli fotoğraf göndermesini isteyip kabul etmemesi üzerine katılan mağdura tokat attığının, olay günü de yaralama eyleminin tekrarlanacağından bahisle tehdit ederek katılan mağdura tokat attıktan sonra karşılıklı olarak cinsel organlarına dokunduklarının ve sanığın cinsel organını katılan mağdurun ağzına soktuğunun kabulü ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine,
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın amaç ve saiki, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek teşdit uygulanması yerine temel cezanın alt sınırdan belirlenerek zincirleme suç hükümleri uygulanmadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, cezanın alt sınırdan tayini ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. C.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, katılan mağdurun çelişkili, aşamalarda değişen ve soyut iddiası dışında mahkumiyete elverişli delil bulunmadığına, hükme esas alınan mesaj kayıtları itibariyle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına aksinin kabulünde dahi suç vasfının tayininde hataya düşüldüğüne ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Karar başlıklarında suç tarihinin "09.07.2022" yerine "13.07.2022" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
20. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili, katılan mağdur vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul