İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2025/928 Karar: 2025/3414 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2025/928 K.2025/3414

9. Ceza Dairesi 2025/928 E. , 2025/3414 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/413 E., 2024/435 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet, (direnme) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünü

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2025/928 E. , 2025/3414 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/413 E., 2024/435 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet, (direnme) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünü

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2025/928 E. , 2025/3414 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/413 E., 2024/435 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet, (direnme) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce verilen 22.04.2024 tarihli bozma ilamına İlk Derece Mahkemesince direnilerek sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın ameliyatına dair hastane evraklarının dosya içerisine alınmadığını, yataktan alınan çarşafın sanığın eşiyle birlikte kullandığı çarşaf olduğunu ve sperm bulunmadığını, bu çarşafta zaman zaman mağdurenin de yattığını, sanığın intikalden önceki bir haftalık süreçte evde olmadığını, sanığın uzun süre kilosu sebebiyle cinsel eylem gerçekleştiremeyecek durumda olduğunu, mağdurenin anal bölgesindeki bulgunun tuvalet sırasında bile gerçekleşmiş olabileceğine dair rapor bulunduğunu, uzun yıllar anal istismar olması halinde daha fazla bulgu tespit edileceğini, mağdurenin sanık ...’a vajinal istismardan da bahsettiğini, annesi ile sanığın ayrılması için şiddetli ergenlik dönemi nedeniyle sanığa iftira attığını ve sonrasında beyan değişikliğinde bulunduğunu, gerekçede beyan değişikliğinin sebebi mağdurenin annesiyle arasını düzeltmek olduğu belirtilmiş ise de mağdurenin böyle bir olay olmadığını beyan ettiğini, ilk tartışma esnasında polis çağırmak istemediğinin tanık ...’nın beyanı ile sabit olduğunu, ayrıca tanık ...’nın beyanlarının mağdurenin ifadelerinin güvenilmez olduğunu gösterdiğini, tanık ...’ye ilgi çekmek için anlatımda bulunduğunu, uzun süredir istismara uğrayan mağdurenin piskolojik durumuyla ilgili tespit yapılmadığını, mağdurenin annesine anlatımda bulunduğunu söylediği rehber öğretmeninin bu hususu yalanladığını ve öğretmenin beyanına başvurulmadığını, tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere sanıkla mağdurenin arasının çok iyi olması nedeniyle Mahkemenin mağdurenin sanıktan kaçmak için öz babasının yanına gitmek istediği değerlendirmesinin hatalı olduğunu, evin küçüklüğü nedeniyle de cinsel eylem gerçekleştirmenin mümkün olmadığını, sanığın intikalden önceki 2-3 haftalık süreçte özel bölgesinden ameliyatlı olduğunu, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının ve 1/3 oranında artırım yapılmasının hatalı olduğunu, mağdurenin on iki yaşından küçük olduğu dönemlerde sanığın cinsel eylem gerçekleştirecek durumda olmaması nedeniyle Kanun uygulamasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi İftira sebebi bulunmadığını, adli raporun sanık lehine değerlendirelemeyeceğini, baskı altında beyan değiştiren mağdurenin kurgu olmayan ilk beyanlarına itibar edilmesinin adaleti sağlayacağını, tanık ...’ye iki yıl önce anlatımda bulunduğunu beyanla sanığın üst sınırdan takdiri indirim uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Dairemizin 22.04.2024 tarihli ve 2024/1447 Esas, 2024/3466 Karar sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun olup, İlk Derece Mahkemesince anılan ilama yönelik kurulan 19.11.2024 tarihli direnme kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Dairemizin 22.04.2024 tarihli ve 2024/1447 Esas, 2024/3466 Karar sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun olup, Mahkemesince anılan ilama yönelik kurulan 19.11.2024 tarihli direnme kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden Tebliğname'ye aykırı olarak, başkan vekili ... ve üye ...'nun karşı oyları ve oy çokluğuyla reddine, dava dosyasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanığın üvey kızı olan mağdureye yönelik zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararının yerinde olduğu ve onanması düşüncesinde olduğumuzdan kararın düzeltilmesine yer olmadığına ve dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar veren sayın çoğunluğun görüşüne muhalifiz. Şöyle ki; Mağdure, annesi ..., üvey babası olan sanık, anne ve sanığın müşterek çocuklarının birlikte ikamet ettikleri, intikal tarihinden bir gün öncesinde ailecek film izledikleri sırada filmin bir bölümünde üvey babasının üvey kızını istismar sahnesinin başladığı, bu sırada mağdurenin yüz ifadesininin değiştiğini, aynı zamanda son zamanlarda mağdurenin sanığa karşı hal ve hareketlerinde farklılık olduğunu hisseden annesinin ertesi gün tanık ...’nın da bulunduğu eve çağırdığı, Mağdureyi sorgulaması üzerine mağdurenin tanık ...’nın da bulunduğu bu ortamda sanığın eylemlerine dair hazırlık beyanıyla uyumlu anlatımda bulunduğunun, tanığın mağdureye hitaben “Doğru mu söylüyorsun” demesi üzerine, mağdurenin tanığa “Bu konuda yalan söylecek kadar kafayı yemedim " şeklinde cevap verdiği, yine tanığın polise haber vermek istemesi üzerine mağdurenin polisi aramasak mı dediğinin mağdure, anne ... ve tanık ...’nın beyanları ile sabit olduğu, Mağdurenin 27.02.2022 tarihinde ÇİM’de yer ve zaman bilgisi içeren ayrıntılı ve kendi içerisinde tutarlı on sayfalık anlatımda bulunduğu, Sanığın cinsel organını kendi anal bölgesine soktuğunu ifade eden mağdurenin muayenesi sonucunda düzenlenen Yozgat Şehir Hastanesi'nin 26.02.2022 tarihli 1047831 sayılı raporunda; "Anal bakıda anüs çevresi dairesel şekilde hiperemik, saat 6 yönünde anal fissürü mevcut olduğunun” bildirildiği, Mağdurenin intikal tarihinden bir buçuk iki yıl öncesinde arkadaşı olan tanık ...’ye ve onun ablası olan tanık ...’e sanığın cinsel eylemlerinden bahsettiğini beyan ettiği, tanıklar tarafından hazırlık aşamasındaki emniyet beyanlarında ve duruşma aşamasında cinsel eylemlerden birinin sanığa ait markette gerçekleştiği gibi ayrıntılar bakımından da mağdureyi doğrular nitelikte beyanda bulunulurken tanık ...'nin sanığın hükmen tutuklandığı 07.03.2023 tarihinden 8 gün sonra dosya içerisine sunduğu dilekçesi ile önceki iki aşamada bahsetmediği hususları dile getirdiği, Anne ... ve sanığın müşterek çocukları olan tanık ...'in mağdurenin sanığa pek fazla yaklaşmadığına dair anlatımı, Annesinin mağdureyi sorgulamasının ardından sanığın ve kardeşi olan tanık ...'ın yüzleşmek üzere mağdure, annesi ... ve tanık ...'nın bulunduğu eve geldiğinin, burada sanığın mağdureye hitaben "Allah belanı versin, hepimizi mahvettin" dediğinin, mağdurenin ise cevaben "Yapmadın mı lan" diyerek sanığa bağırdığının müşterek tanık ifadeleri ile sabit olduğu, Mağdurenin sanığa ait bakkalda gerçekleştiğini iddia ettiği cinsel eylem sırasında sanığın kendisine bilgisayardan cinsel içerikli görüntüler izlettiğini beyan ettiği, 28.02.2022 tarihli tutanakta sanık ve mağdurenin ortak ikametinde ele geçirilen ve sanığa ait olduğu tespit edilen bir bilgisayara ait Asus marka ana kartın parçalanmış şekilde ele geçirildiğinin tespit edildiği, Her ne kadar mağdure 05.05.2022 tarihli ek savcılık ifadesi ve sonrasında sanığın kendisine yönelik cinsel eylemde bulunmadığını, sanığın annesine kötü muamelede bulunması nedeniyle sanığa iftira attığını, tanık ...'ye sanığın öz babasının yanına gitmesine izin vermesini sağlamak için cinsel eylem anlatımında bulunduğunu beyan etmiş ise de; 05.05.2022 tarihli savcılık ifadesinde; "Herkes benim ifademi değiştirip şikayetten vazgeçmemi istedi. Ben şikayetten vazgeçmek için geldim. Şikayetten vazgeçersem annemlerle tekrar birlikte yaşayabilirim. Ne annem ne de başkası kimse bana inanmıyor. Ben niye şikayetçi olduğumu bilmiyorum.” şeklinde beyanda bulunarak sanığa yönelik iddiası ve şikayetinden vazgeçtiği, Mahkemede ise annesi ile aralarının dosya kapsamında aldırılan doktor raporlarından sonra bozulduğunu ifade ettiği, sanık ve mağdure ile birlikte ikamet eden mağdurenin annesi ..., sanık ile annenin müşterek çocukları olan tanıklar ..., ... ve ...'nın intikal tarihinden 2 yıl öncesinden intikal tarihine kadar aile içerisinde geçimsizlik olmadığını, sanık ile anne ...'nın aralarının iyi olduğunu, tanık ...'nin emniyet ve mahkeme beyanlarında mağdurenin sekizinci sınıf boyunca iki üç kez daha ağlayarak sanığın eylemlerinden bahsettiğini, ilk anlatımında ise sakın kimseye söyleme diye kendisini tembih ettiğini beyan ettikleri, Mağdurenin duruşma beyanının alınması sırasında hazır bulunan sosyal çalışmacı ....'nin 25.10.2022 tarihli adli görüşme raporunda; "Yapılan mesleki değerlendirmeler ve gözlemler sonucunda mağdurenin çelişkili beyanları olduğu, üvey babasının kendisine karşı cinsel bir yaklaşımı olmadığını ifade ettiği fakat önceki beyanında çocuğun olayı ayrıntılı bir şekilde anlatabiliyor olmasının olayı yaşamış olabileceğini düşündürdüğü ancak çevresel etmenler neticesinde de böyle bir ifade vermiş olabileceği anlaşılmış olup çocuğun yaşadığı olayların etkilerini taşıdığı" şeklinde görüş bildirildiği, Mağdurenin karantina döneminde sanıkla ortak ikametlerinde yalnız kaldıkları bir anda sanığın kendisine yönelik cinsel eylem teşebbüsünde bulunduğunu beyan ettiği, sanığın karantina döneminde mağdure ile hiç yalnız kalmadıklarına dair savunmada bulunduğu ancak anne ...'nın mağdurenin on dört gün boyunca evde karantinada kaldığını, tanık ...'nın ise karantina döneminde kendisi ve diğer kardeşlerinin okula, anneleri ...'nın işe gitmesi sebebiyle sanık ve mağdurenin evde tek kaldıklarına dair mağdurenin hazırlık aşamasındaki iddialarını doğrular nitelikte anlatımlarda bulundukları, İlk Derece Mahkemesince mağdureye yönelik eylemi sabit görülen sanığın mahkumiyetine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddedildiği, 06.02.2024 tarihli Tebliğnamede kararın onanmasına dair görüş bildirildiği, Bu açıklamalar ışığında; mağdurenin savcılık ek ifadesinde çevre baskısı nedeniyle ifadesini değiştirdiğini açıkça beyan ettiği, tanık ...’nın teklifi üzerine polisi aramasak mı diye beyanda bulunmasının, anlatımda bulunduğu arkadaşı tanık ...’yi aralarında geçen sanığın cinsel eylemlerine dair konuşmaları kimseye anlatmaması konusunda tembihlemesinin, ardından iki üç kez daha ağlar halde sanığın eylemlerinden bahsetmesinin amacı iftira atmak olan mağdureden beklenemeyeceği, kaldı ki sanıkla annesi arasında son iki yıldır geçimsizlik bulunmadığının tanık ifadeleri ile sabit olması nedeniyle bu hususun iftira sebebi olamayacağı, duruşmada hazır bulunan sosyal çalışmacının da mağdurenin çevresel etmenler nedeniyle ifade değiştirdiğine dair görüş bildirdiği, önceki aşamalarda mağdureyi doğrular şekilde beyanda bulunan tanık ...’nin sanığın tutuklanmasının hemen akabinde aynı şekilde çevresel etmenler nedeniyle ifade değişikliğinde bulunduğu, böylece mağdurenin intikal tarihinde sanıkla tanıklarında bulunduğu bir ortamda yüzleşmelerinin ardından sıcağı sıcağına alınan on sayfadan oluşan doğal intikal sonucunda ortaya çıkan iftira niteliğinde olmayan ayrıntılı beyanlarına itibar etmek gerektiği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen direnme kararının onanması görüşünde olduğumuzdan dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi yönündeki çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla