KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2007/9678 E., 2007/21525 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2007
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir. Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesi karşılıklı anlaşma ile sona erdiğinden işe iade davasının reddi gerekir.
Mahkemece davacı ile davalının anlaşarak karşılıklı olarak iş sözleşmesinin feshedilmesi hususunda anlaşarak ve davacının rızası ile sona erdiği, tarafların tüm fesih koşullarında tam bir mutabakata vardıkları, davacının her hangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmeden mutabakatname ve ibranameyi imzaladığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin anlaşma ile sona erdirilip erdirilmediği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacıya tebliğ edilen 4.9.2005 tarihli fesih bildiriminde iş sözleşmesinin davalı işverence 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesi uyarınca sürüm ve satış olanaklarının azalması nedeni ile feshedildiğinin açıklandığı, davacıya tüm tazminat ve alacaklarını aldığında dair tarihsiz bir ibraname imzalatıldığı anlaşılmaktadır.
İşten Ayrılma Bildirgesinde iş sözleşmesinin davalı işverence feshedildiği belirtilmiştir. Davacıya aynı gün imzalatılan “mutabakatname ve ibraname” başlıklı belgede ise iş sözleşmesinin anlaşma ile sona erdirildiği, ihbar ve kıdem tazminatının ödendiği, davacı işçinin işe iade hükümleri yönünden her hangi bir hak talebinde bulunmayacağı ifade edilmiştir.
Davalı tanıkları iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini, dinlenen davacı tanıkları da iş sözleşmesinin davalı işverence feshedildikten sonra tazminatları almak için bir takım belgeler imzalattıklarını belirtmişlerdir. Mevcut olgulara göre iş sözleşmesinin anlaşma ile değil, davalı işverence feshedilerek sona erdiği mutabakatname ve ibranamenin fesihten sonra iş güvencesi hükümlerinin uygulanmasını
engellemek amacıyla düzenlendiği, fesih için geçerli bir neden bulunmadığı anlaşıldığından, davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalı olmuştur. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2007/9678, K. 2007/21525, 2 Temmuz 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama