İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2008/17627 K.2010/5393

ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2008/17627Karar2010/5393Tarih1 Mart 2010Okuma5 dk · 1.001 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2008/17627 E., 2010/5393 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Mart 2010
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, kıdem tazminatı ücret avansı ve prim alacaklarının
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.001 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı işveren vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 05.10.2002-08.07.2003 ve 24.09.2003-04.01.2006 tarihleri arasında çalıştığını, haber vermeden şirketi zora sokacak şekilde işe gelmediğini, kendisine bu yüzden iki kez ihtarda bulunulduğunu, şirketten fazladan 2.144,00 TL avans çektiğini, Ocak ve Şubat aylarında da sigortalı olarak gösterildiğini, 471,00 TL sigorta priminin ödendiğini, bu nedenle, değinilen alacaklar yönünden, davalı hakkında icra takibi başlatıldığını ancak davacının bu takibe itiraz ettiğini belirterek, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine alacağın %40 ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı işçi vekili, davalının iş söz davacı tarafça feshedildiğini, bu nedenle İzmir 6. İş mahkemesinde işveren aleyhine işçilik alacaklarının tahsiline yönelik dava açtıklarını, dava konusu alacakların doğmasında müvekkilinin kusuru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, “İş akdi, işten çıkan davalıya çekilen ihtarnameler ve bordro ödeme makbuzları ile şahsi sicil dosyası ve davalıya ait muhasebe kayıtları ile 6. İş Mahkemesi’nin 2006/287 esas sayılı dava dosyası incelenmiş, davacı tanıkları ve davalı tanığı dinlenmişlerdir.

SSK Hizmet listesi, Akbank’ a şubesine ait dekontlar ve diğer dosya kapsamı mahkemece incelenmiş, dosya bilirkişiye verilmiş, bilirkişi Muhasebeci... yaptığı incelemede tanzim ettiği raporunu mahkememize vermiş, raporunda da belirttiği gibi davcı firmanın davalıdan 13/03/2006 tarihinde 2.615.

00 YTL asıl alacak, 0,65 YTL işlemiş faiz olmak üzere 2.615,65 YTL alacağın istendiği takibin durduğu için bu davanın açılmış olduğu, davacının dava konusu alacak faturası 2006 yılına ait olduğundan 2006 yılında kullandığı yevmiye defterinin İzmir 25. Noterliği’nin 26/12/2005 tarih 39182 yevmiye nosu ile tasdik ettirildiği, ancak yıl sonu kapanış tasdik işleminin yaptırılmamış bulunduğunu, davacının yevmiye defterinin incelemesinde çalışanı ...’ten toplam olarak 2.618,08 YTL alacaklı olduğunu, taleple bağlı kalınarak yapılan takip

işleminin yerinde olduğunu ve itirazın iptali gerektiği bildirmiş olması karşısında bilirkişi raporunun usule uygun olduğu, kayıtlara uyduğu ve hüküm vermeye yeterli bulunduğu anlaşılmış olduğundan Davanın kabülü ile;Davalının İzmir 13. icra müdürlüğünün 2006/3580 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına. Alacak likit olduğundan ve davalı borçlunun haksız yere itirazda bulunduğu anlaşılmakla % 40 tutarındaki 1.046,00 YTL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” gerekçesiyle, davalının İzmir 13. icra müdürlüğünün 2006/3580 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 tutarındaki 1.046,00 YTL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Hüküm, davalı işçi vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı tarafça talep edilen alacağın kanıtlanıp kanıtlanamadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Bir kimsenin kendi düzenlemiş olduğu belgelere dayanarak iddiasını ispat etmesi, kural olarak mümkün değildir. Ancak TTK ile bu kurala bir istisna getirilmiş ve tacirin tutmuş olduğu defterlerin, belli şartlar altında kendi lehine kanıt oluşturabileceği kabul edilmiştir. Defterlerin sahibi lehine kanıt oluşturması, istisnai bir durum olduğundan, bazı koşullara bağlanmıştır.Bu şartların tümü gerçekleşmedikçe ticari defterler sahibi lehine delil olma niteliğini haiz olmazlar. Ticari defterlerin sahibi lehine kanıt oluşturabilmesi için aranan koşullar, TTK’nun 82, 83/I ve 86. maddelerinde gösterilmiştir. Buna göre;

Ticari defterlerin sahibi lehine kanıt olarak kullanılabilmesinin ilk koşulu, uyuşmazlığın her iki tarafının da uyuşmazlık konusu işin yapıldığı tarihte tacir sıfatına sahip olması, defter tutma yükümüne tabi bulunan kişilerden olmasıdır (TTK.m.82/I).Defterlerini lehine kanıt olarak kullanmak isteyen tacirin hasmının, TTK.m.14/II’e göre tacir gibi sorumlu tutulan ve bu niteliği gereği defter tutma yükümlülüğü altında bulunan bir kişi olması da yeterlidir.

Diğer taraf tacir (yada tacir gibi sorumlu tutulan kişilerden ) değilse, tacir olan tarafın tuttuğu defterlerin kendi lehine kanıt oluşturması söz konusu olmaz. Uyuşmazlık konusu işin yapılmasından sonra taraflardan birinin tacir sıfatını kaybetmiş olmasının herhangi bir önemi yoktur.

“Ticari defterlerin sahibi lehine kanıt olabilmesi için her iki tarafında defter tutma yükümüne tabi bulunan kişilerden olması koşulu, taraflar arasında iddia ve savunmadaki eşitliği sağlamaya yöneliktir.

Uyuşmazlık Her İki Tarafın da Defterlerine Geçirmesi Gereken Bir Ticari İşten Kaynaklanmalıdır TTK.m.82/I’de, hangi koşullar altında ticari defterlerin kanıt olarak kabul edileceği açıklanırken, ticari defterlerin “ticari işlerden dolayı tacir sıfatını haiz olan kimseler arasında çıkan ihtilaflarda” kanıt olarak kullanılmasından söz edilmiştir. Aralarında sözleşme ilişkisi bulunmak kaydıyla, bir taraf için ticari sayılan iş, diğer taraf için de ticari sayılır kuralı burada uygulanmaz

Kanıt Oluşturması İstenen Defterler Kanuna Uygun Şekilde Tutulmuş Olmalıdır

Sahibi lehine kanıt olarak kullanmak istenen defterlerin, ticari defter olması ve kanuna uygun şekilde tutulmuş olması gerekir(TTK.m.85).Ticaret Kanununa göre ticari defter niteliğinde olmayan defterler, sahibi lehine kanıt oluşturamaz. Ancak ihtiyari defter kullanmak isteyen tacir, bu hususta sicil memuruna bildirimde bulunmuşsa (TTK.m.69/II), bu defter de zorunlu defterlerle birlikte sahibi lehine kanıt olarak dikkate alınır (TTK.m.82/II). Ticari defterlerin kanuna uygun şekilde tutulmuş olması koşulu, her şeyden önce zorunlu tüm defterlerin tutulmuş olmasını ifade eder. İşletmenin nitelik ve öneminin gerektirdiği defterler tutulmamışsa, ismen sayılan zorunlu defter kayıtları ancak sahibi aleyhine kanıt olur (TTK.m.1465) Ticari defterlerin kanuna uygun şekilde tutulmuş

sayılabilmesi için ayrıca, ismen sayılan zorunlu defterler için tasdik işleminin (TTK 69/I, 70/V, 72/IV) ve diğer zorunlu defterler için de sicil memuruna beyanname verme yükümünün (TTK 69/II) yerine getirilmiş,yevmiye defteri kayıtlarının süresi içinde deftere geçirilmiş (TTK 70/IV), envanter ve bilançonun eksiksiz, açık ve anlaşılır şekilde düzenlenmiş (TTK 75/I ) olması da gerekir. Bu hususlara uyulmamışsa, defterler kanununa uygun şekilde tutulmuş sayılamaz ve sahibi lehine kanıt olarak kullanılamaz.

Bunlara ek olarak, kanuna uygun şekilde tutulmuş olan ticari defterlerin sahibi lehine kanıt olabilmesi için uyuşmazlık konusu işle ilgili olarak defterlere geçirilen tüm kayıtların birbirini doğrulaması da gerekir (TK.m.82/III, 85).

Somut olayda, mahkemece, davacı tarafça ibraz olunan ticari defter kayıtlarına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmişse de, davalının tacir olmayıp davacının işçisi olduğu hususu yanlar arasında çekişmesizdir. Kaldı ki, davacı tarafça ibraz olunan ticari defterlerin kapanış kayıtları da yapılmamış olup mevcut hali ile tacirler arasında dahi delil olma özelliklerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, davacı tarafça talep olunan alacak, miktarı itibari ile tanık ile ispat sınırının da üzerinde olup mahkemece, davacı tarafça ispat olunamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul hükmü kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2008/17627, K. 2010/5393, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/17627
Karar No
2010/5393
Tarih
1 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2008/17628 K.2010/4011
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/17631 K.2010/497
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2008/17631 K.2010/5394
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2008/17635 K.2010/5395
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2008/17635 K.2010/2579
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/17637 K.2010/3210

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.