KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2009/17552 E., 2010/5832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
istemiştir. Yerel mahkeme, görevsizlik kararı vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 4.3.2010 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞIOY
Davacı vekilince verilen dilekçe ile davalı şirket nezdinde 18.02.1991-23.05.2008 tarihleri arasında çeşitli kademelerde ve en son olarak müdür sıfatıyla çalışan davacının iş sözleşmesinin haksız ve ihbar önellerine uyulmaksızın sona erdirildiği ileri sürülerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekilince verilen cevap dilekçesinde,taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı,davacının taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile “gerçek kişi acente” olarak çalıştığı,davacı ile aralarında iş sözleşmesinin gerektirdiği iş görme,ücret ve bağımlılık unsurlarının bulunmadığını,davacının vergi mükellefi ve Bağ-Kur üyesi olduğu,bu nedenlerle İş Kanunu kapsamında bulunmadığı,taraflar asındaki acentelik sözleşmesinin,davacının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle tek taraflı olarak feshedildiği savunularak davanın reddi talep edilmiştir.
Yerel mahkemece ikinci oturumda,taraflar arasındaki sözleşmenin TTK.nun 116 vd.md kapsamında acentelik sözleşmesi olduğu,davacının davalı şirkete karşı iş görme ve ücret unsuru bulunmakla birlikte bağımlılık unsurunun bulunmadığı ve bu nedenle İş Kanunu kapsamında hizmet sözleşmesi ile çalışmadığı kabul edilerek,dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Yerel Mahkemece ikinci oturumda,başkaca bir delil toplanmaksızın davalı tarafça dosyaya ibraz edilen ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin acentelik sözleşmesi niteliğinde olduğu kabul edilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de;tek başına sözleşmeye dayalı olarak sonuca gidilmesi yerinde değildir.B.K.nun 18/1 md.ne göre tarafların sözleşmeyi nitelendirmeleri değil tarafların ortak ve gerçek amaçlarının araştırılması gerekir.Davacı taraf acente sözleşmesi adı altında davalıya bağımlı olarak çalıştığını bildirerek 24.02.2009 tarihli oturumda bağımlılık unsuru bakımından delillerini sunacaklarını beyan etmiş ancak aynı gün yerel mahkemece
görevsizlik kararı verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/17552, K. 2010/5832, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama