KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2009/38111 E., 2012/841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, fazla çalışma ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dilekçesinde, 03.10.2006 tarihinde elektrik teknikeri olarak çalışmaya başlayan davacının iş akdinin davalı işverenin talimatıyla istifa etmesi üzerine 13.12.2007 tarihinde haksız bir şekilde sona erdiğini, davalı şirketin davacıyı kendisinin istifa etmemesi durumunda bir takım kötü isnatlarda bulunarak işten çıkartacağı, iş çevresinde hakkında kötü referans verecekleri ve bu durumda bir daha iş bulamayacağı yönünde korkutarak davacının istifa etmesini sağladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; ihtarnamenin tebliğinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte 1.000 TL fazla çalışma ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özet olarak davacının 03.10.2006 tarihinde belirli süreli iş sözleşmesi ile işe başladığını, 13.12.2007 tarihinde ailevi sorunlarını iddia ederek işyerinden istifa ettiğini, daha sonra da dava açtığını, görevlerini yerine getirirken şahsına menfaat sağladığının belirlenmesi üzerine kendi iradesi ile istifa ettiğini, davacının istifaya zorlanması için hiçbir neden olmadığını, davacının kıdem tazminatı isteminde bulunmamasının sebebinin kendi haksız davranışı olduğunu, belirli süreli iş akdinin 6. ve 7. Maddelerinde çalışma sürelerine ilişkin olarak denkleştirme esasının uygulanacağının kararlaştırıldığını,
davacının akdi imzalamakla bu şartları kabul ettiğini, davacının yaptığı iş gereği fazla çalışma yapılmasını gerektirecek bir durum söz konusu olmadığını, davalı şirketin fazla çalışma yapılması halinde ücretini mutlaka bordroya yansıttığını ileri sürerek, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan işin özelliği, tanıkların genel anlatımları ve dosya içeriği bir arada ele alındığında; davacının haftalık fazla çalışma süresinin dokuz saat olarak kabul edilmesi gerektiği, banka aracılığıyla yapılan ödemeler içinde fazla çalışma alacağının ödendiğini gösterir herhangi bir veri bulunmadığı, dosyada mevcut hesap raporlarının hüküm kurmaya yeterli görüldüğü, ancak davacının kıdem süresi, her hafta toplantı yapılmamış olma olasılığının bulunması,
elektrik kontrol teknisyeni olarak çalışan davacının kimi zaman işyerinden erken ayrılma olasılığının bulunması ve istirahatli olduğuna ilişkin özlük dosyasında rapor bulunması durumları dikkate alınarak, bu alacaktan %30 oranında indirim yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı kanısına varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Davalı vekilince yasal süresi içinde süre tutum dilekçesi verilerek temyiz karar harcı ve temyiz yoluna başvurma harcı yatırılmış, yerel mahkemece davalı vekiline gönderilen muhtıra ile bakiye temyiz harcı ve dosya gidiş dönüş ücreti olarak toplam 48,60 TL’nin tebliğden itibaren 7 günlük kesin süre içerisinde dosyaya yatırılması, aksi halde temyiz isteminden vazgeçme sayılacağının ihtar olunduğu, anılan muhtıra ve gerekçeli kararı içeren tebligatın 03.07.2009 tarihinde tebliğ edildiği, yerel mahkemece 25.08.2009 tarihinde ek karar ile HUMK’nun 434/son maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verildiği, ek kararın davalı vekiline 10.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin anılan temyizin reddi kararını 14.09.2009 tarihli dilekçesi ile temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yerel mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin olarak HUMK’nun 434/son maddesi uyarınca verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. Temyiz süresi içinde temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmiş, ancak harç yatırılmamış ise, harç ve temyiz giderlerinin yatırılması için ilgili tarafa HUMK.’nun 432. madde yollaması ile aynı yasanın 426/D maddesi gereğince işlem yapılması ve 7 günlük kesin süre verilmesi gerekir. 8 günlük süre içinde temyiz edilmeyen(HUMK.432-426/F), temyiz defterine kaydı yapılmayan (HUMK. 432-426/C) veya verilen kesin süre içinde temyiz harç ve gideri yatırılmayan (HUMK. 432-426/D) kararlar kesinleşmiş olur.
Davalı vekilinin süresinde temyiz dilekçesi vermesine rağmen, bir kısım temyiz giderlerini karşılamaması sebebiyle mahkemece usulüne uygun olarak muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın 03.07.2009 tarihinde usulünce tebliğ edilmesine rağmen verilen 7 günlük süre içerisinde eksiklerin giderilmediği anlaşılmaktadır.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/38111, K. 2012/841, 18 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama