KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2009/45387 E., 2012/6534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kötüniyet tazminatı, maddi ve manevi tazminat ile ihbar farkı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Başbayraktar Taşkın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, Garanti Bankasında çalışmakta iken çeşitli vaatlerde bulunularak davalı bankaya geçmesi için teklifte bulunulduğunu, davacının da 24.10.2007 tarihinden itibaren davalı bankada müdür olarak çalışmaya başladığını, ancak 6 ayı dolmadan görev sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmediği, performansının yeterli olmadığı gibi sebeplerle iş sözleşmesine haksız olarak son verildiğini, 6 aylık süresi dolmadığı için iş güvencesinden de yararlanamadığını, işverenin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ihbar, kötüniyet, maddi ve manevi tazminatlarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş sözleşmesinin fesih nedeninin açıkça belirtilmek sureti ile sonlandırıldığını, iddia edildiği gibi performansının yüksek olmadığını, kıdemi bir yılı doldurmadığı için sadece ihbar tazminatının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dosyaya sağlanan belgelerden davacı işe başladıktan sonra bankanın karının yükseldiğinin anlaşıldığı, fesihten önce şubede yapılan denetimlerde davacı hakkında işten çıkartmayı gerektirir savunmanın dayandırıldığı gerekçelerin raporlarda yer almadığı ve bu tespitlerin yapılmadığı için iş sözleşmesinin işverence kötüniyetle sonlandırıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş akdinin feshinde kötüniyet tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin taraflarca ihbar öneli tanınmak suretiyle ya da ihbar tazminatı ödenerek her zaman feshi mümkün ise de, bu hakkın da her hak gibi Medenî Kanunun 2 nci maddesi uyarınca dürüstlük ve objektif iyiniyet kurallarına uygun biçimde kullanılması gerekir. Aksi takdirde fesih hakkının kötüye kullanıldığından söz edilir.
Fesih hakkını kötüye kullanan işveren, 4857 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesi uyarınca, bildirim sürelerine ait ücretin üç katı tutarında tazminat ödemek zorundadır. Bahsi geçen tazminata uygulamada kötüniyet tazminatı denilmektedir.
Kötüniyet tazminatına hak kazanma koşulları ve tazminat miktarının hesaplanması açısından, 4857 sayılı Yasada önemli değişiklikler öngörülmüştür.
Yasanın 17 nci maddesinin altıncı fıkrasının açık hükmü gereğince, iş güvencesi kapsamında olan işçiler yönünden kötüniyet tazminatına hak kazanılması mümkün değildir.
1475 sayılı Yasada, “işçinin sendikaya üye olması, şikâyete başvurması” gibi sebepler ileri sürülerek iş sözleşmesinin sonlandırılması, kötüniyetin varlığı açısından örnekseme biçiminde sayıldığı halde, 4857 sayılı Yasada genel anlamda fesih hakkının kötüye kullanılmasından söz edilmiştir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, işçinin işvereni şikâyet etmesi, aleyhine dava açması veya tanıklık yapması nedenlerine bağlı fesihlerin kötüniyete dayandığı kabul edilmelidir.
Tazminat miktarının belirlenmesi de Yasa ile açıklığa kavuşturulmuş, “kötüniyet tazminatının” ihbar önellerine ait ücretin üç katı tutarında olacağı belirtilmiş ve ayrıca ihbar tazminatının da ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Yasanın 17 nci maddesinin son fıkrasındaki düzenleme kötüniyet tazminatını da kapsamakta olup, bu tazminatın hesabında da işçiye ücreti dışında sağlanmış para veya para ile ölçülebilir menfaatler dikkate alınmalıdır (Yargıtay 9.HD. 12.6.2008 gün 2007/21422 E, 2008/ 15336 K).
Somut olayda, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile yukarıda bahsedilen kurallar çerçevesinde davacının iş sözleşmesinin kötüniyetle feshedildiğinin kabulü mümkün değildir. Bu nedenle kötüniyet tazminatı isteğinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/45387, K. 2012/6534, 1 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama