İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2009/46692 K.2012/7826

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2009/46692Karar2012/7826Tarih8 Mart 2012Okuma6 dk · 1.272 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2009/46692 E., 2012/7826 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mart 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.272 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, 06.09.1999-03.09.2007 tarihleri arasında davalı işyerinde satış bölümünde en son Kartal şube müdürü olarak çalıştığını, iş akdinin haksız feshedildiğini, ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davacının şube müdürlüğü yaparken iki müşteriye 355.625,48 TL lik ürün verdiğini, gerekli teminat ve kambiyo senetlerini almadığını, bu müşterilerden ... a 288.652,00 TL lik satış yapılmasına rağmen sadece 46.966 TL lık çek aldığını, yine bu kişinin ciro ettiği ve diğer bir borçlu olan ... isimli kişinin cirosu bulanan 25.000,00 TL lik çekin yasal süresi içinde ibrazına engel olarak tahsilini zorlaştırdığını, ...’un borcuna karşılık ipotek alacağını beyan ederek şirketten vekaletname almışsa da alınan ipotekte borcun ... un doğmuş ve doğacak borçlarına karşılık alındığı belirtilmediğinden hukuki bir değerinin olmadığını,

...isimli şube müşterisine 66.557,28 TL lik mal sattığını karşılığında hiç bir teminat almadığını, davacının şube müdürü olarak yarattığı riskin 350.000,0 TL olduğunu, bu meblağın tahsil imkanının olmadığını, bu durumu denetimde gizlemek için de borçluya 2 ayrı cari hesap açtığını, davacının iş sözleşmesinin ödeme gücü olmayan müşterilere çok yüksek miktarda ürün vererek gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek yol açtığı zarar nedeniyle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, tanık beyanlarına göre davacının 4857 sayılı yasanın 25/II-e bendi kapsamında, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak gibi bir davranışı bulunmadığı ancak satış yaptığı müşteriden geri ödeme bulunmamasına rağmen, satışlarına devam ettiği ve vadesi gelen çekleri yazdırmadığı 4857 sayılı yasanın 25/II- ı maddesi uyarınca feshin haklı nedene dayalı olduğu gerekçesiyle ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti istekleri reddedilmiş fazla çalışma alacağı ise hüküm altına alınmıştır.

D) Temyiz:

Kararı taraflar temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda oran belirtilmeksizin 14920,96 TL fazla çalışma ücretine hükmedildiği belirtilmiştir.Bu rakam bilirkişinin saptadığı miktarın ½ si olup gerekçedeki 1/3 ibaresinin maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, feshin haklılığı noktasındadır.

İş sözleşmesinin, işçinin işverene zarar vermesi nedeniyle ve haklı olarak işverence feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.

4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (ı) alt bendinde, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, eşya ya da maddelere otuz günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde, işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu belirtilmiştir.

İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması durumunda, işverenin haklı fesih imkânı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa zararın miktarının bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır (Yargıtay 9.HD. 281.2010 gün, 2008/14825 E, 2010/1448 K.).

Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının hukukî sonuca etkisi bulunmamaktadır. Örneğin işverene ait iş makinesi paletlerine kasten metal cisim sokmak suretiyle zarar veren veya trafik kazası sonucu işvereni zarara uğratan işçinin aynı şekilde iş sözleşmeleri haklı nedenle sona erdirilebilir.

İşçinin kusuru ve zararı, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenmelidir (Yargıtay 9.HD. 26.1.2010 gün, 2009/25906 E, 2010/1326 K).

Zarar tutarı ile karşılaştırılacak olan işçinin otuz günlük ücretinin brüt ya da net olarak dikkate alınması gerektiği noktasında Yasada herhangi bir açıklık bulunmamakla birlikte, işçi lehine yorum ilkesi uyarınca brüt ücretin esas alınması gerekir.

Otuz gün, bir aydan farklı bir kavramdır. Bu noktada işçiye aylık olarak ödenen ücret yerine, günlük yevmiyesinin otuz katı tutarı dikkate alınmalıdır.

Maddede sözü edilen ücret dar anlamda ücrettir. İkramiye, prim, fazla çalışma ücreti ve benzeri ödemeler bu maddede yer alan otuz günlük ücret içersinde değerlendirilmemelidir.

Ancak, ücretin garanti ücret üzerine yapılan işe göre ilave ücret veya satış pirimi olarak belirlendiği hallerde, gerçek ücretin bu ödemelerin toplamı olarak değerlendirilmesi yerinde olur. Örneğin uygulamada uluslararası yük taşıyan tır şoförleri asgarî ücret ve sefer pirimi karşılığı çalışmaktadır. Sefer pirimi olarak adlandırılan kısım da dar anlamda ücrettir. Bu durumda maddenin uygulanması anlamında otuz günlük ücret, tır şoförleri yönünden her iki ödemenin toplamına göre belirlenmelidir (Yargıtay 9.HD. 24.11.2008 gün 2007/32361 E, 2008/32028 K.).

Zararın otuz günlük ücreti aşması durumunda işverenin fesih hakkı doğar.

İşçinin zararı derhal ödemesi ya da ödeyecek olması, işverenin bu hakkını ortadan kaldırmaz. İşverence zarar tutarının işçiden talep edilmemesi de fesih hakkını ortadan kaldırmaz.

4857 sayılı İş Kanununun 26 ncı maddesi yönünden bir yıllık hak düşürücü süre, zarara neden olan olayın oluşumu tarihinden itibaren başlar.

Ancak altı işgünlük ikinci süre, zarar miktarının belirlenmesinin ardından, bu durumun feshe yetkili makama iletilmesiyle işlemeye başlayacaktır. Zarar miktarının belirlenmesi bazen uzun zaman alabilir ve fesih hakkının kullanılması bakımından zarar miktarının belirlenmesi ve işçinin ücreti ile kıyaslanması zorunluluğu vardır.

Somut olayda işverence davacıya gönderilen fesih bildiriminde davacının iş akdine davalıyı 355.625,48 TL zarara uğratması sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu 25/2-e maddesi uyarınca son verildiği belirtilmiştir.

Davacı tarafından dava dışı şirket ve kişilere yapılan mal satışlarından tahsilat yapılamaması neticesinde davacının işine son verilmiştir.

Davalı, davacının yüklü miktarlarda satış yapılmasına rağmen gerekli ve yeterli teminatların alınmayarak tahsilatın imkansızlaştırıldığını, usulüne uygun ipotek tesis

edilmediğini, aynı kişi için şirket uygulamalarına aykırı ve yaptıkları usulsüzlükleri gizlemek adına iki ayrı cari hesap açıldığını ve bütün bunların neticesinde şirketi zarara uğrattığını ileri sürmüştür.

Davacı mal sevkiyatlarında, firmaların önce müdür tarafından akabinde genel merkez tarafından araştırıldığını, olumlu izlenim olursa konunun hukuk servisine intikal ettirildiğini ve ipotek senetleri, bono, çek vs . lerin düzenlendiğini, tüm prosedür tamamlandıktan sonra davacıya mal sevkiyatı için talimat verildiğini, davalının belirttiği eylemlerin tamamının şirketin hukuk servisi tarafından meydana getirildiğini, davacının satış aşamasında "sevkiyatı yap " talimatının alınmasından sonra malların sevkedildiğini, direkt hiçbir yetkisi bulunmadığını,

imza yetkisi olmaması nedeniyle ipotek tesisi için kendisine yalnız bu konu ile alakalı vekaletname verildiğini, tahsilat yapılan ve batak olmayan bir dosya da tüm sorumluluğun üzerine yıkıldığını, şirkette yıllardır süregelen uygulama çerçevesinde birden çok şubesi olan mal verilen firmalara şube adedi kadar hesap açıldığını bu konunun şirket uygulaması olduğunu ve sorumluluğunu gerektirmediğini savunmuştur.

Dava dışı Hicabı ... un evi üzerine ... AŞ lehine doğmuş doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere ipotek tesis edildiği ve ipotek alacaklısı ... AŞ adına davacının vekaleten bu ipoteği ... AŞ lehine aynı bedel ve şartlarla kabul ettiği ancak ipoteğin şirketin müşterisi( borçlusu )nin borcuna karşılık alındığının ipotek senedine yazılmadığı görülmektedir.Ayrıca çeşitli icra dairelerinde alacaklısının davalı şirket olduğu icra takipleri devam etmektedir.

Mahkemece davacının davalı işvereni zarara uğrattığı gerekçesiyle iş akdinin haklı sebeple feshedildiği kabul edilmiştir.

Davacı tüm aşamalarda mal sevkiyatlarının şube müdürlerinin yetkisinde olmadığını, merkezden gelen onaya göre sevkiyatların yapıldığını, tüm evrakların hukuk servisinin bilgisi dahilinde hazırlandığını ileri sürmüştür.

Dosya içeriğinde davacının yani satış bölümü şube müdürünün görev tanımı bulunmadığı gibi iddia edilen satış ve mal sevkiyatlarına ilişkin prosedürün işleyişine, cari hesap açılmasına yönelik bir araştırmaya gidilmemiş zarara ilişkin olarak olayda davacının veya sisteme göre şirketin diğer çalışanlarının kusur sorumluluğunun varlığı da tespit edilmemiştir.

Mahkemece davalı şirketin vadeli mal satışına ilişkin davacıya gönderilen yazılı bir talimatı olup olmadığı, vadeli mal satışının nasıl yapılacağına teminatların nasıl alınacağına sonuçta mal satışına kimin onay verdiğine ilişkin yönetmelik,genelge, talimat v.s olup olmadığı araştırılmalı gerekirse mali konularda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak kusur durumu belirlenmelidir. Ayrıca davalının savunmasında belirttiği davacının ise işyeri uygulaması olduğunu savunduğu aynı müşteri adına iki ayrı cari hesap açılmasına ilişkin bir işyeri uygulaması bulunup bulunmadığı veya yazılı bir genelge, tamim, yönetmelik benzeri olup olmadığı tespit edilerek dosyadaki tüm delillerle birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.

F) Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/46692, K. 2012/7826, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/46692
Karar No
2012/7826
Tarih
8 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2009/46693 K.2012/6538
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2009/46694 K.2012/10456
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2009/46696 K.2012/10496
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2009/46697 K.2012/10455
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2009/46698 K.2012/6709
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2009/46699 K.2012/6708

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.