KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2009/46792 E., 2012/7640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, resmi tatil ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
781 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin 20.08.1998-20.01.2009 tarihleri arasında mekanik (tamirci) olarak, en son 980,00 TL net ücretle, resmi bayram ve genel tatil günleri dahil olmak üzere hafta içi 08:30-18:30, cumartesi günleri 08:30-13:30 saatleri arasında çalıştığını, yemek yardımından faydalandığını, iş akdinin 20.01.2009 tarihinde haksız, yersiz ve yasal olarak hiçbir gerekçe beyan edilmeksizin feshedildiğini iddia ederek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, resmi tatil, fazla çalışma ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, şirketin işyerini bütünü ile kapatarak faaliyetine son verdiğini, ortaya çıkan zorunluluk nedeniyle işyerinden ve işletmeden kaynaklanan nedenlerle davacının iş akdinin ihbar önellerine uyularak haklı nedenle feshedildiğini, davalı işverenin yetkili bayilik sözleşmesinin feshi ve işyerini kapatması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik sıkıntılar sonucu tüm işçiler gibi davacının da kıdem tazminatının 2009 yılı içinde ödeneceğinin feshi ihbar beyanında bildirildiğini, davacının ihbar öneli süresinde günde 2 saat iş arama iznini kullandığını yazılı beyanla ifade ettiğini,
davacının ibraname başlıklı belgede kıdem tazminatının 14.046,46 TL olduğunu kabul ettiğini, davacının ücret alacağının bulunmadığını, fazla çalışma yapılmadığını, ibraname uyarınca bu yönde istemin hukuken mümkün olmadığını, şirketin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, kaldı ki ibranamedeki açık beyanları nedeniyle bu yönde talepte bulunmasının hukuken olanaksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, 20.11.2008 tarihli fesih bildirimi ile iş sözleşmesinin günde iki saatlik iş arama iznini de içeren 8 haftalık ihbar önelinin bitim tarihi olan 20.01.2009 tarihinden geçerli olmak üzere feshedildiğinin bildirilmesine ve 21.11.2008-19.01.2009 tarihleri arasında davalı işverenin iş arama izni dışında çalışması karşılığında iş arama izni de dahil ücret ödeme borcunu yerine getirmesi gerekirken, 2008 Aralık ayında, 9 ve 2009 Ocak ayında 2 günlük ücret tahakkuk ettirilip ödemede bulunulduğu,
bu arada davacının çalıştığı, iş yerinin devredilmesi ve devralan yeni işverenin davacıyı çalıştırmaması üzerine ihbar öneli bitiminden önce ve iş arama izinleri de kullandırmaksızın iş sözleşmesinin bütün işçiler ile birlikte ve eylemli olarak 05.01.2009 günü feshedildiğinin anlaşıldığı, davacının ihbar ve kıdem tazminatı alacaklısı olacağı, ayrıca ücret, fazla çalışma ve genel tatil ücretine hak kazandığı değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmuş ise de, 18.09.2009 havale tarihli ihbar tazminatı, genel tatil, fazla çalışma ve ücret alacağı talebini arttırdığı ıslah dilekçesinde faiz isteminde bulunmamıştır.
Mahkeme, HMUK.’nun 74. (HMK.’nun 26.) maddesi hükmü uyarınca taleple bağlıdır. Talep olmadığı takdirde faize hükmedilmesi yasaya aykırıdır.
Bu nedenle ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediği halde, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma ve genel tatil ücretinin ıslah ile artırılan kısmına faiz yürütülmesi HMUK.’nun 74. (HMK.’nun 26.) maddesine aykırı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK.’nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının hüküm altına alınan alacaklara ilişkin paragrafının tamamen çıkartılarak, yerine;
“Fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-15.647,73 TL net kıdem tazminatının,
1.000 TL’sinin iş akdinin feshi tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte, 14.647,73 TL’sinin ıslahta faiz talebi bulunmadığından faizsiz olarak davalıdan
alınarak davacıya verilmesine,
2-2.830,35 TL net ihbar tazminatının,
750,00 TL’sinin dava tarihi olan 02.03.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte,
2.080,35 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren, faiz talep edilmediğinden faizsiz olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-425,32 TL net ücret alacağının,
200,00 TL’sinin dava tarihi olan 02.03.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte,
225,32 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren faiz talep edilmediğinden faizsiz olarak, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazla isteğin reddine,
4-Bilirkişinin raporunda 2.134,13 TL net olarak belirlediği fazla mesai ücret alacağının hakkaniyet indirimi göz önüne alınarak takdiren 1/3 ü indirilerek 1.422,75 TL net olarak belirlenmesine ve taleple bağlı kalınarak 600 TL net fazla mesai ücret alacağının dava tarihi olan 02.03.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte,
822,75 TL’sinin ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediğinden, faizsiz olarak, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/46792, K. 2012/7640, 7 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama