KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2009/47902 E., 2012/6924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, fazla mesai, yıllık ücretli izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yeni iş arama izni kullandırılmaması ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin sigortasız çalıştırıldığından dolayı davalıyı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ... Bölge Müdürlüğü'ne şikayet etmesi nedeniyle feshedildiğini ileri sürerek kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatları ile fazla çalışma, izin ücreti, yeni iş arama ücreti, hafta ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini, fazla mesai yapmadığını, hafta ve genel tatillerde çalışmadığını, yıllık izinlerini kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Uyuşmazlık, iş akdinin feshinde kötüniyet tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kötüniyet tazminatına hak kazanma koşulları ve tazminat miktarının hesaplanması açısından, 4857 sayılı Yasada önemli değişiklikler öngörülmüştür.
1475 sayılı Yasada, “işçinin sendikaya üye olması, şikâyete başvurması” gibi sebepler ileri sürülerek iş sözleşmesinin sonlandırılması, kötüniyetin varlığı açısından örnekseme biçiminde sayıldığı halde, 4857 sayılı Yasada genel anlamda fesih hakkının kötüye kullanılmasından söz edilmiştir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, işçinin işvereni şikâyet etmesi, aleyhine dava açması veya tanıklık yapması nedenlerine bağlı fesihlerin kötüniyete dayandığı kabul edilmelidir.
Tazminat miktarının belirlenmesi de Yasa ile açıklığa kavuşturulmuş, “kötüniyet tazminatının” ihbar önellerine ait ücretin üç katı tutarında olacağı belirtilmiş ve ayrıca ihbar tazminatının da ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Yasanın 17 nci maddesinin son fıkrasındaki düzenleme kötüniyet tazminatını da kapsamakta olup, bu tazminatın hesabında da işçiye ücreti dışında sağlanmış para veya para ile ölçülebilir menfaatler dikkate alınmalıdır (Yargıtay 9.HD. 12.6.2008 gün 2007/21422 E, 2008/ 15336 K).
Somut olayda davacı, sigortasız çalıştırıldığı için davalıyı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ... Bölge Müdürlüğü'ne şikayet etmesi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia ederek kötüniyet tazminatı talep etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde davalı tarafından davacıya 28.08.2003 tarihinde ihtarname keşide edilerek “davacının sitenin temizlik ve bakım işlerini yapması karşılığında kapıcı dairesi olarak belirlenen yeri elektrik, su ve yakıt giderinin site yönetimi tarafından karşılanması suretiyle kullandığı, davacının yaşı nedeniyle yapması gereken işleri gereği gibi yapmadığı, kapıcı dairesinde beyan ettiği kişiler dışında başka kişilerinde kalması nedeniyle elektrik ve su giderlerinin fazla olması, sitenin temizlik ve bakım işlerini yapamaz duruma gelmesi,
daimi surette kapıcılık sözleşmesi ile çalıştırılacak yeni kapıcının alınacak olması nedeniyle kullanmakta olduğu kapıcı dairesini boşaltılmasının” talep edildiği, ihtarnamenin bizzat davacıya 30.08.2003 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 04.09.2003 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ...
Bölge Müdürlüğü'ne şikayet dilekçesi verdiği, dilekçesinde işten çıkış tarihi olarak ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 30.08.2003 tarihini gösterdiği, şikayetleri arasında sigortasız olarak çalıştırıldığının da yer aldığı, kıdem ve ihbar tazminatları ile izin ücretinin ödenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece “davacı dayalı iş yerinde sigortasız çalıştırılmış, Bölge Çalışma Müdürlüğüne yasal şikayet hakkını kullanması nedeni ile işten çıkarılmıştır. Davalının kötü niyetle iş akdini fesih ettiği açıktır. Bu nedenlerle ihbar tazminatının üç katı tutarında kötü niyet tazminatına hak kazanmıştır,” gerekçesiyle davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı gibi davalı tarafından gönderilen 28.08.2003 tarihli ihtarname ile fesih iradesi açıklanmıştır. Kaldı ki davacı tarafından yapılan şikayet başvurusunda iş sözleşmesinin sona erme tarihi olarak 30.08.2003 tarihi gösterilmiştir. Davacının Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne şikayetinden önce davalı tarafından iş sözleşmesinin feshi konusunda fesih iradesi açıklanmış olup bu durumda davalının kötü niyetle fesih gerçekleştirdiğinden söz edilemez.
Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/47902, K. 2012/6924, 5 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama