İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2009/48906 K.2012/18043

Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2009/48906Karar2012/18043Tarih22 Mayıs 2012Okuma4 dk · 834 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2009/48906 E., 2012/18043 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mayıs 2012
Dava
Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, bayram alacağı, hafta tatili alacağı, yıllık ücretli izin ile manevi tazminat alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

834 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, feragatin iptali ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma, genel tatil ücreti ve manevi tazminat alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1. Bir davada taraflar; tasarruf ilkesinin doğal sonucu olarak, dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunma haklarına sahiptirler. Bu hak nedeniyle açtıkları bir davaya son vermeleride mümkündür. Bu da üç şekilde olabilir ki; bunlar: Feragat, kabul ve sulhtür.

Kural olarak feragattan dönülemez; ancak davacının, feragatinin bir maddi hukuk işlemi olması bakımından Borçlar Kanununun 23. ve devamı maddeleri uyarınca hata, hile ve ikraha dayalı olduğunu ileri sürmesi imkan dahilindedir.

Bu hususu bir iptal davası, yani feragatin feshi davası olarak açabileceği gibi, davacı aynı dava içinde de feragatinin; hata hile ve ikrah nedeniyle geçersiz olduğunu savunabilir. Bir başka anlatımla ayrıca dava açma zorunluluğu yoktur. ( Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, Cilt:IV, Sayfa:3645 vd. )

Feragatin içeriği olan maddi hukuk işlemine karşı, usul hukuku kurallarına göre yargılamanın iadesi yoluna başvurulamaz ise de olayımızda olduğu gibi hata, hile veya ikrah nedeniyle feragatin feshi (iptali ) için dava açılabilir.

Davacı 11.01.2005 tarihinde davadan ve tüm alacaklarından feragat ettiğine dair dilekçe vermiştir. Kimlik tespiti yapılmıştır. Davacı vekili feragatin işe alınacağı vaadi ile verildiğini ancak işe alınmadığını savunmuştur. Mahkemece, davacının tekrar yurtdışında çalışmak üzere gönderileceği vaadi üzerine davadan vazgeçtiğini, ancak şirket müdürünün sakın gelmesin diye haber göndermesi nedeniyle feragatinden geri döndüğünü savunması karşısında yargılamaya devam edilmiştir.

Davacı bu sefer "22.04.2005 tarihinde 2003/7432 E. sayılı dosyadan feragat ediyorum. Daha önceki feragat dilekçemi kabul ve tekrar ederim." Yazılı 2. Bir feragat dilekçesi vermiştir. 26.04.2005 tarihli duruşmada tekrar işe alındığı için dilekçeyi verdiğini, işçilik haklarını almadığını davadan feragat ettiğini belirtmiştir.

Mahkemece feragat nedeniyle 26.04.2005 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir.

Davacının 22.07.2005 tarihli feragatin feshi dilekçesi ile dava yeniden görülmüş, feragatin şarta bağlı olması nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle alacaklar hüküm altına alınmıştır.

Davacının feragat dilekçesinden şarta bağlı olduğuna ilişkin bir ibare yoktur. Davacı feragatin iptali hususunda tanık dinletmiş ise de, dinlenilen tanıkların davacının iddialarını kanıtlar nitelikte doğrudan görgüye dayalı olmadığı, davacıdan aktarılan bilgilere dayalı olduğu görülmüştür. Feragat yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davanın reddi yerine, şarta bağlı yapılmadığı açık olan ve irade fesadı altında verildiği ispatlanamayan feragat dilekçelerinin geçersiz olduğu kabul edilerek alacakların hüküm altına alınması hatalıdır.

2. Kabule göre;

Mahkemece yapılan yargılama sonunda 12.11.2009 tarihli son duruşmada kısa karar

"1-Davacının hak etmiş olduğu alacakların davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine manevi tazminat yönünden unsurları oluşmadığından ve ücret talebi sübut bulmadığnıdan reddine" şeklinde açıklanmıştır.

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;

Karar aşağıdaki hususları kapsar:

1. Kararı veren mahkeme ile hakim veya hakimlerin ve tutanak katibinin ad ve soyadları ve sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa kararın hangi sıfatla verildiği,

2. Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri,

3. İki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep,

4. Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi,

5. Kararın verildiği tarih ve hakim veya hakimlerin ve tutanak katibinin imzaları,

Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Bu yasal şekil yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).

Somut olayda, davacının birden fazla talebi olduğu halde hüküm “1-Davacının hak etmiş olduğu alacakların davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine manevi tazminat yönünden unsurları oluşmadığından ve ücret talebi sübut bulmadığından reddine” şeklinde açıklanmıştır.

Bu şekilde kurulan ve açıklanan hükümde taraflara yüklenen hak ve borçların açık ve şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde belirtilmediği ortadadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan hüküm sonucunda davacının hangi taleplerinin ne oranda kabul ve reddedildiği, yargılama giderlerinin (masraf ve vekalet ücretleri) ne şekilde hüküm altına alındığı Yasanın emredici hükmüne rağmen açıkça belirtilmemiştir. Bu nedenlerle 1086 sayılı yasanın 388. maddesinde belirtilen zorunlu unsurların hiç birisini taşımadığı anlaşılan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/48906, K. 2012/18043, 22 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/48906
Karar No
2012/18043
Tarih
22 Mayıs 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/98 K.2012/16812
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/126 K.2012/9370
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/266 K.2012/9650
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/275 K.2012/16767
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/357 K.2012/19159
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/681 K.2012/20763

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.