KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2009/49382 E., 2012/11033 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2012
- Dava
- Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, izin ücreti, hafta tatili ücreti ile fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı ve davalılardan .. ve ... avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 12/09/1999 tarihinden 31/10/2007 tarihine kadar .. .. ..
Anadolu Öğretmen Lisesi bünyesinde büro işlerinde asgari ücretle devamlı çalıştığını, 31/10/2007 tarihinde haksız şekilde işten çıkartıldığını, müvekkilinin devamlı çalıştığı halde sadece okulların açık olduğu dönemlerde ve okulun temizlik işini ihale ile alan temizlik şirketlerinden eksik olarak sigortalı gösterildiğini, son olarak 2005, 2006 ve 2007 yıllarında okulun temizlik işlerini yapan davalı ... nezdinde eksik de olsa sigortalı gösterildiğini, müvekkilinin işyerinde çalıştığı süre boyunca hiç izin kullanmadığını,
büro işlerine ve okulun telefon santralına baktığı için okulun kapalı olduğu dönemde de çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti, hafta tatili ücreti ve fazla çalışma ücretlerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davanın haksız ve yersiz olduğunu, müvekkilinin .. Temizlik Firmasının sahibi olduğunu, davacının müvekkili firmada 11/03/2005 tarihinde ilk defa çalışmaya başladığını, çalışmasının aralıklarla devam ettiğini, zira müvekkilinin verdiği temizlik hizmetinin sözleşmeyle sınırlı süreli olduğunu, davacının müvekkili firmadaki hizmetinin bu nedenle aralıklı olduğunu, davacının müvekkilinin sözleşme dönemi dışında çalışması olmuş ise bundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının müvekkilinde çalıştığı dönemlere ait hak ettiği fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin ücreti ile kıdem ve ihbar tazminatlarının kendisine ödendiğini savunarak davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... . ... vekili, davacının temizlik firması elemanı olarak çalıştığını, bu durumda sorumluluğun ihaleyi alan yüklenici firmaya ait olduğunu ve gerçek işverenin .. olmaması nedeniyle husumetin yanlış yöneltildiğini savunarak davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 21.03.2000-31.10.2007 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığı, davalı .. .. ..ı’nın asıl işveren, davalı ...’nın ise alt işveren konumunda olduğu, davalı ... .. .. .. .. Lisesi Okul Aile Birliği Derneği açısından ise husumet koşullarının oluşmadığı, iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından haklı bir neden bulunmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar .. .. . ve ... vekilleri ile davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar vekilleri ile davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosyada, davacının çalıştığı.. Lisesi Müdürlüğü tarafından verilen, 24.10.2007 tarihli, davacının 12.09.1999 tarihinden itibaren büro işinde devamlı çalıştığı yazılı olan bir belge vardır.
Söz konusu belge tartışılmadan ve değerlendirilmeden davacının çalışmaya başladığı tarihin tespit edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3- Kararın hüküm bölümünün beşinci fıkrasında “Peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 48,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına” ifadesi yer almaktadır.
Aleyhine hüküm kurulan birden fazla davalı olup, davalılardan .. ise harçtan muaftır. Kararın infazında tereddüte yol açılmaması bakımından hangi davalının harçtan sorumlu olduğunun açıkça belirtilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/49382, K. 2012/11033, 2 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama