İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2010/10705 K.2012/16586

Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2010/10705Karar2012/16586Tarih10 Mayıs 2012Okuma5 dk · 1.058 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2010/10705 E., 2012/16586 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Mayıs 2012
Dava
Davacı, ... 4. İcra Müdürlüğünün 2006/16086 Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.058 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, davalı şirket tarafından ihbar ve kıdem tazminatlarının ödeneceği taahhüt edilerek iş akdine son verilmesine rağmen sadece 2500 TL kıdem tazminatı ödendiğini, bakiye kıdem tazminatının ödenmesi için ... 4. İcra Müdürlüğünün 2006/16086 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını ancak davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın % 40 ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davacının evlilik nedeniyle ayrılmak istediğini belirtir dilekçesine istinaden haklarının ödenmesine karar verildiğini ve ayrıldıktan sonra 11.10.20 06... .11.2006 tarihlerinde toplam 2500 TL kıdem tazminatının ödendiğini, ancak davacının şirketin eski yönetim kurulu başkanı olan, kötü yönetimi ile şirketi zarara uğratan ve aleyhine açılan davalar nedeniyle davalı şirket ile arasında husumet bulunan...’ ın ortağı olduğu Üniplast şirketinde 02.10.2006 itibariyle çalışmaya başladığının öğrenilmesi üzerine bakiye kıdem tazminatının ödenmesinin durdurulduğunu, davacının eyleminin Medeni Kanun’un 2 ve 3. maddesi hükümleriyle bağdaşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davacının 22.07.2006 tarihinde evlendiği, 22.08.2006 tarihinde de evlilik nedeniyle işten ayrılmak üzere dilekçe verdiği, 11.09.2009 tarihinde de işyerinden ilişiğini kestiği ancak 21 gün sonra başka bir işyerinde SGK kayıtlarına göre daha fazla bir maaşla çalışmaya başladığı yasa koyucunun evlenme durumunda çalışanlara iş akdini feshetme olanağı tanımış olmakla birlikte bu hakkını kullanan kişinin evlilik birliğindeki yükümlülüklerini daha rahat yerine getirebilmesi ve bu nedenle haklı fesih imkanı getirmiş olduğu, davacının ise bu hakkını kötüye kullanarak yeniden çalışmasını gerektirir objektif ve nesnel delilleri ortaya koymadığı, dürüstlük kuralına aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davacı temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1- İş sözleşmesinin kadın işçi tarafından evlilik sebebiyle feshedilip feshedilmediği ve buna göre kıdem tazminatı hakkının doğup doğmadığı ve bu hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığı noktalarında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.

4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında, kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde evlilik sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanabilecek şekilde feshedebileceği hükme bağlanmıştır.

Kadın işçinin evlilik sebebiyle fesih hakkı, evlilik tarihinden itibaren başlar. Bu hak, sadece kadın eşe tanınmış olup, resmi evlilik işleminin tamamlanmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır.

Kadın işçinin evlilik öncesinde bu hakkını kullanması da olanaksızdır. Yine evlilik öncesi çeşitli işlemlerin yapılmasının işe devamsızlık noktasında geçerli mazereti oluşturup oluşturmayacağı her bir olay yönünden değerlendirilmelidir.

Kadın işçinin yasanın tanıdığı fesih hakkını kullanması halinde, kıdem tazminatı talep hakkı doğar. Feshin işverence kabul edilmesi gerekmez. Aynı zamanda işçinin işverene ihbar öneli tanıması zorunluluğu da bulunmamaktadır.

Kadın işçinin, iş sözleşmesini evlilik nedenine dayalı olarak feshine rağmen başka bir işte çalışmaya başlamasının yasal hakkın kötüye kullanımı olup olmadığı her bir somut olay yönünden ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Evliliğin kadına yüklediği toplumsal sorumluluğun bir gereği olarak yasada belirtilen fesih hakkı tanınmıştır.

Çalışma hayatının evlilikle birlikte gereği gibi yürütülemeyeceği düşüncesi, aile birliğinin korunması ve kadının aile ile ilgili görevleri, yasakoyucuyu bu doğrultuda bir düzenlemeye yöneltmiştir. Bununla birlikte Anayasal temeli olan çalışma hak ve hürriyetinin ortadan kaldırılması düşünülemez. Kadın işçinin evlilik nedenine bağlı feshinin ardından kısa bir süre sonra yeniden çalışmasının gerekleri ortaya çıkmış olabilir. Hatta kadın işçi evlilik nedenine dayalı feshin ardından ara vermeksizin başka bir işyerinde çalışmaya başlayabilir ve bu durum evliliğin kadına yüklediği görevlerin yerine getirilmesi noktasında daha olumlu sonuçlar doğurabilir.

Somut olayda davacı 22.08.2006 tarihli dilekçesi ile evlilik nedeniyle davalı işyerinden ayrılmak istediğini belirtmiş 11.09.2006 tarihine kadar çalışarak bu tarihte davalı işyerinden ayrılmıştır.

İşveren davacının çalışma süresine göre 11.079,29 TL kıdem tazminatı tahakkuk ettirmiş bu miktardan 2500 TL sini ödemiştir. Bakiye miktarın davacının davalı şirketten ayrılmasının akabinde 02.10.2006 tarihinde geçmişte davalı şirketin yönetim kurulu başkanlığını da yapan ancak daha sonra şirketle husumetli hale gelen ... ‘ın kurucu ortağı olduğu Üniplast şirketinde çalışmaya başladığının öğrenilmesi sebebiyle ödenmesinden vazgeçilmiş, ve davacının tekrar başka bir işyerinde çalışmaya başlaması sebebiyle kötüniyetli olduğu savunulmuştur.

Mahkeme davacının davalı işyerinden evlilik nedeniyle ayrılmasından 21 gün sonra başka bir şirkette çalışmaya başlamasını hakkın kötüye kullanımı kabul ederek davanın reddine karar vermiştir.

Dosya içeriğinde davacının yasal hakkını kötüye kullandığını gösteren somut deliller bulunmamaktadır. Dinlenen taraf tanıkları davacının işyerinden evlilik nedeniyle ayrıldığını ifade etmişlerdir. Yani fesih tarihinde davacının iradesinin evlilik nedeniyle ayrılmak olduğunu belirtmişlerdir. Fabrika müdürü olan davalı tanığının " bana Üniplast Otomotivden teklif aldığını söylemişti. O dönemde evlilikle ilgili bir şey yoktu. Ben de kendisini kalması yönünde ikna etmeye çalışıyordum. Daha sonra evlilik gerekçesiyle işten ayrıldı. " şeklindeki beyanı da davacının gayesinin evlenmesi sebebiyle ayrılmak olduğunu göstermektedir.

1982 Anayasa’ sının “ Sosyal ve Ekonomik Ödevler ” başlıklı 3. bölümünün 48. maddesinde “ Çalışma Hürriyeti ” düzenlenmiştir. Bu madde gereğince herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme yapma hürriyetine sahiptir. Başka bir anlatımla “ Çalışma Hürriyeti” Anayasa da yerini bulmuş bir hak olup davacının bu hakkını kötüye kullanmış olduğundan söz edilemez.

Dairemizin 2001/16313- 1306 E,K sayılı ilamında özetle kadın işçinin evlilik nedeniyle ayrılmasından sonra tekrar başka bir işe girmesi onun kötü niyetli olduğu anlamına gelmez. Zira böyle bir durumda Anayasal çalışma hakkının ön planda geldiği kabul edilmelidir. Bundan başka aile hayatı gerekleri de her zaman göz önünde tutulmalıdır ifadesiyle kadın işçinin tekrar çalışmaya başlamasında hukuksal bir engel olmadığı vurgulanmıştır.

Yine HGK nın 27.04.19 88... / 9-225 E, 1988/ 369 K sayılı ilamında "…. bu hüküm kuşkusuz aile birliğini koruma amacıyla getirilmiş olup çalışma hayatını evlilikle birlikte gereği gibi yürütemeyeceği düşüncesinde olan kadına yasa ile tanınmış bir olanaktır. Bir işyerinde çalışmakta iken evlenen bir kadın Yasa’nın tanıdığı olanaktan yararlanarak kıdem tazminatını almak suretiyle ayrılmışsa daha sonraki dönemlerde çalışma hakkını kaybettiğinden söz edilemez. Diğer taraftan önceki işinden ayrılan kadın ayrılmasını hemen takiben çalışma ile evliliği öncekine göre daha kolaylıkla yürütebileceği yeni bir iş bularak çalışmasını da sürdürebilir. Bu kuşkusuz sübjektif bir değerlendirmedir. Olayda hakkın kötüye kullanılması söz konusu değildir. " denilmiştir.

Somut olayımızda davalı işyerinde müdür yardımcısı olarak çalışan davacı, yeni işyerinde daha yüksek bir ücretle ve müdür konumunda çalışmaya başlamış olup artık davacının yasal hakkını kullanarak evlilik sebebiyle davalı işyerinden ayrıldığı ve hakkın kötüye kullanılması söz konusu olmadan anayasal hakkını kullanarak yeni bir işte çalışmaya başladığının kabulü dosya içeriğine uygundur.

Bu sebeple Mahkemece davanın esasına girilerek kıdem tazminatı isteği yönünden inceleme yapılması gerekirken davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.

F) Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/10705, K. 2012/16586, 10 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/10705
Karar No
2012/16586
Tarih
10 Mayıs 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2010/10706 K.2012/16587
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/10706 K.2012/11019
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2010/10710 K.2012/16376
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2010/10711 K.2012/16377
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2010/10712 K.2012/16378
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2010/10715 K.2012/16588

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.