KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/108 E., 2012/10483 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2012
- Dava
- Davacı, ikramiye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
1.108 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti Davacı, Davalının ihale ile iş aldığı ... AŞ işyerinde 01.01.1998 tarihinde çalışmaya başladığını, garson olarak 585 TL ücret ve sosyal haklar ile çalışmasına devam ettiğini, iş sözleşmesi ile sabit olan ve her yıl Ocak ve Temmuz aylarında verilmesi gereken 2 maaş tutarındaki ikramiye alacaklarının 01.01.1998 yılından beri verilmediğini nedenini sorduğunda işveren tarafından maaşların içinde ikramiyelerin olduğunun söylendiğini, işverene gönderilen ihtara rağmen ikramiye alacaklarının ödenmediğini belirterek ikramiye alacağının tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti
Davalı, davacının iş yerinden herhangi bir ikramiye alacağının olmadığını, ikramiye ödenip ödenmeme hususunun hizmet sözleşmesi gereği kendi ihtiyarında düzenlendiğini ve ödemenin zorunluluk içermediğini, ikramiye ödenmesi halinde de bunun süreklilik arz edeceğine dair hiçbir düzenlemenin bulunmadığını, davacıya işe girdiği tarihten itibaren hiçbir zaman ikramiye ödemesi yapılmadığı gibi davacının 9 yıl boyunca bu duruma hiç itiraz etmediğini, 02.02.1998 tarihinden itibaren uygulama farklılıklarını ve ücret dengesizliklerini ortadan kaldırmak,
eşit işe eşit ücret ilkesini uygulayabilmek için iş yerindeki ikramiye uygulamasına son verdiklerini her yılbaşı ve Temmuz verilen birer maaş tutarındaki ikramiyenin 1997 yılı sonunda 1/6 nispetinde maaşlara ilave edildiğini buna ilave ücret zammı yapılarak işçi lehine uygulamaya gidildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak " Dava dilekçesi ve içeriği, cevap, taraf vekili beyanları, tanık anlatımları, hesap bilirkişi raporu, toplanan deliller, bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının 01/01/1998 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığı, dava tarihinde de aralıksız olarak çalışmasına devam ettiği ve dosya arasındaki imzalı bordrolardaki ücretler karşılığı çalıştığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davacı, iş sözleşmesi ile sabit olan her yıl Ocak ve Temmuz aylarında verilmesi gereken 2 maaş tutarındaki alacaklarının 01/01/1998 tarihinden itibaren verilmediğini iddia etmiştir. Davalı işyerinde 1998 yılından önce işçilere yılda 2 maaş
tutarında ikramiye ödendiği davalının kabulündedir. Davacı, 01/01/1998 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başlamış, davacıya dava tarihine kadar 10 yıl boyunca her hangi bir ikramiye ödemesi yapıldığına ilişkin delil sunulmamıştır.
Dinlenilen davacı tanığı da 01/03/1998 tarihinde işyerinde çalışmaya başladığında kendilerine 3 ayda birkez yarım maaş turarında ikramiye verileceğinin söylenerek anlaşmaya vardıklarını, ancak 11 yıllık çalışma süresince hiç ikramiye ödenmediğini belirtmiştir. Dosya kapsamındaki taraflar arasında imzalanan " hizmet sözleşmesinin " ücret maddesinde; " işçiye yaptığı yaptığı çalışmadan ötürü ...TL brüt ücret ödenecektir.
Haziran ve Aralık ayı ücretleri ile birlikte birer brüt ücret tutarında olmak üzere yılda iki ikramiye ödenecektir. Ancak işverenin ihtiyarında olan bu ilave ödeme için gözönüne alınacak sürenin hesabında bir aylık deneme süresi dikkate alınmaz " Söz konusu bu sözleşmede davacının ücreti boş bırakılmıştır. Yine dosyaya sunulan ücret bordroları Nisan 1998 tarihi itibari olup bu tarihten önce davacıya ödenen ücretleri varsa ikramiyeleri gösterir deliller de bulunmamaktadır.
Dosyadaki ücret bordrolarında ikramiye adı altında ne bir sütun, ne de tahakkukun bulunmadığı, taraf beyanları ve hizmet sözleşmesine göre de uygulanmakta olan ikramiye ödemelerinin Haziran ve Aralık ayı olduğu, davacıya Nisan 1998 tarihinden önce ikramiye ödenmesi durumunun da olmadığı anlaşılmıştır.
Ücret bordrolarından davacının Nisan 1998 tarihindeki aylık brüt ücretinin 68,04 TL olduğu ve yapılan zamlar sonucunda bu miktarın artış gösterdiği, çalıştığı süre içerisinde davacıya ikramiye ödemesi yapılmadığı, ikramiye uygulamasının kaldırıldığına ve Ocak 1998 tarihinden itibaren her ay maaşla birlikte 1/6 oranında ödeneceğine ve enflasyon oranında artış yapılacağına ilişkin işçilere tebliğ şerhsiz savunma doğrultusundaki işveren yazısının da mevcut olduğu,
davacının 20/11/2007 tarihli yazı ile ikramiye talebinden önce bu hususta her hangi bir talebinin olduğunu gösterir delillerin de bulunmadığı ve ikramiye ödemelerinin 6 ayda bir maaş tutarında Haziran ve Aralık aylarında yapılması gerektiği, davacının dava tarihinde işyerindeki çalışmasına devam ettiği anlaşılmıştır.
Özellikle Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2009/23729-21033 sayılı ve 16/07/2009 tarihli bozma ilamı içeriği de dikkate alındığında davalı işyerinde uzun süre önce ikramiye ödemesinin ortadan kaldırıldığı ve bu durumun çalışma koşulu haline geldiği sabitir. Ancak Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere ikramiye uygulamasının 24/11/2004 tarihinden sonra ikramiye ödemelerinin artık yapılmayacağının kesinleştiği yönünde karar verilmiştir.
Bu durumda taraflar arasındaki sözleşme hükmü ile tanık beyanları gereği davacının çalışmaya başladığı 1998 yılından 2004 yılı Kaım ayına kadar ödenmesi gereken toplam 2.905,62 TL ikramiye alacağının bulunduğu ve 2004 yılı Aralık ayı ikramiyesi ile sonraki dönem ikramiyelerinin ödenmemesinin işyeri koşulu haline geldiği” kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe
Taraflar arasında ikramiye alacağı uyuşmazlık konusudur.
Davacı, işverence ikramiye alacağının ödenmediğini ileri sürerek talepte bulunmuştur.
Davalı, 1998 -Ocak ayı itibariyle işyerinde ikramiye uygulamasına son verildiğini, ikramiye ödenmemesinin iş şartı haline geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İşyerinde uzun süre önce ikramiye ödemesinin ortadan kaldırıldığı görülmektedir. Dolayısıyla bu durum çalışma koşulu haline gelmiştir.
Her ne kadar mahkemece, başka bir işçinin davalı aleyhine açmış olduğu ikramiye alacağı talebinin kısmen hüküm altına alınması üzerine verilen Dairemizin 16.07.2009 tarih ve 2009/23729 esas 2009/21033 karar sayılı bozma ilamı dikkate alınarak ikramiye uygulamasının 24.11.2004 tarihinden sonra ödemelerin artık yapılmayacağının kesinleştiğinden davacının 2004 yılı Kasım ayına kadar ödenmesi gereken ikramiye alacağı
bulunduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de dayanak alınan söz konusu bozma ilamında işverenin kalan süreler içerisinde ikramiye ödemeyeceği ve işyerinde başka bir işçiye de ödeme yapılmadığı anlaşıldığından artık ikramiyeden söz edilemeyeceğinin Dairemizin en son görüşü doğrultusunda olup aynı işyeri ile ilgili emsal kararların da bu yönde olduğu ve davanın reddi yerine kabulünün hatalı olup bozmayı gerektirdiği hususları belirtilmiştir.
Mahkemece, anılan bozma ilamında belirtilen 24.11.2004 tarihi nedeniyle bu tarihe kadar davacının ikramiye alacağının bulunduğu yönündeki kabulü hatalıdır.
Şöyle ki; dosyada 1998-Nisan ayından itibaren ibraz edilen ücret bordrolarında ikramiye tahakkuku olmadığı anlaşılmıştır.
Taraflarca 01.01.1998 tarihine kadar yılda 2 maaş tutarında ikramiye ödemesi yapıldığı da tartışmasızdır.
Dinlenen tanıklar ve taraflar da anılan tarihten sonra ikramiye ödemesi yapılmadığını beyan etmişlerdir.
Kaldı ki ... 5. İş Mahkemesinin 20.11.2009 tarih ve 2009/239 esas 2009/1039 karar sayılı kararında Dairemizin yukarıda belirtilen bozma ilamı emsal alınarak davacının ikramiye alacağı talebi reddedilmiş olup karar Dairemizin 23.11.2010 tarihinde 2010/5459 esas 2010/34517 karar sayılı ilamı ile de onanmıştır.
Bununla birlikte davalı aleyhine açılan ikramiye alacağı taleplerinin reddine dair verilen kararların da temyizi üzerine Dairemizce onandığı görülmüştür. ( Dairemizin 06.06.2007 tarih ve 2007/7399 esas 2007/18127 karar; 28.06.2007 tarih ve 2006/34628 esas 2007/21120 karar; 27.06.2007 tarih ve 2006/34623 esas 2007/21009 karar sayılı kararları)
Hal böyle olunca mahkemece, Dairemizin 16.07.2009 tarih ve 2009/23729 esas 2009/21033 karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere işyerinde uzun süre önce ikramiye ödemesinin ortadan kaldırıldığı, bu durumun çalışma koşulu haline geldiği, Dairemizin en son görüşünün de bu doğrultuda olduğu belirtildiği halde kararın içeriği yanlış değerlendirilerek ikramiye alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
F) Sonuç :
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/108, K. 2012/10483, 28 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama