KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/11218 E., 2012/17487 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, bakiye süre ücreti, cezai şart alacağı, kötüniyet tazminatı, gecikme ücret alacağı ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
1.069 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, taraflar arasında 18.7.2006 – 18.7.2008 tarihleri arasında yürürlükte kalmak üzere akdedilen 2 yıl süreli iş sözleşmesi ile davalı kuruma ait özel okulda eğitimden sorumlu genel müdür olarak çalışmaya başladığını, ancak sözleşmenin akdinden sonra aylık ücretlerinin Aralık 2006 – Ekim 2007 döneminde gecikmeli ödendiğini, Kasım – Aralık 2007, Ocak 2008 ayı ücretinin de ödenmediğini, ödenmeyen ücret alacağının 4.800.00.YTL’ye ulaşması üzerine...
31. Noterliğinden keşide ettiği 1.2.2008 günlü ihtarname ile zamanında yapılmayan ücret ödemeleri için iş sözleşmesindeki düzenlemeye göre günlük %1 gecikme faizi ile birlikte ödenmesini, aksi halde yasal yollara başvuracağını ihtaren bildirdiğini, davalının daha önce verilmiş olan süre içinde ücret ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması,
tahsis edilen genel müdürlük odasının zorla boşalttırılması ve diğer nedenler dolayısı ile taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı tarafından 20.2.2008 tarihinde feshedilmiş olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, bakiye süre ücreti, ödenmemiş ücret alacağı, gecikme ücreti , cezai şart alacağı ile kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, Milli Eğitim Bakanlığı teftiş kurulunun 17.1.2008 günlü denetim raporundaki eksikliklerin davacının iş sözleşmesinin 7/a-b-c-f ve j fıkralarındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığının tespiti üzerine 11.2.2008 tarihinde görev değişikliği yapılarak,
yeni görevinin sınıf öğretmenliği/Fransızca öğretmenliği ve kütüphaneden sorumlu öğretmen olduğunun davacıya aynı gün yazılı olarak tebliğ edildiğini, davacının tek taraflı olarak yapılan görev değişikliğini kabul etmediğini müvekkili şirkete 13.2.2008 günlü ihtarname ile bildirdiğini, ancak müvekkili şirketin İşk.22. maddesine göre değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını bildirerek davacının iş sözleşmesini feshetmediğini, davacının iş sözleşmesini 20.2.2008 tarihinde tek taraflı olarak kendisinin feshettiğini, davacının bir talep hakkı olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, iş sözleşmesinin işverenlikçe haksız olarak feshedildiği davacının BK.nun 325.maddesine göre bakiye süreye ilişkin ücretini isteyebileceği, sözleşmenin 6/I maddesinde öngörülen cezai şartı da talep edebileceği, sözleşmenin 6/d maddesi uyarınca ücretin geç ödenmesi durumunda %1 fazlası ile ödeneceği öngörüldüğünden, bu talebin de yerinde olduğu, kötü niyet tazminatı talep hakkı olamayacağı gerekçesi ile kötü niyet tazminatı dışındaki isteklerin kabulüne, bakiye süre, cezai şart ve ücret alacağının dava dilekçesinde istenen kısımlarının temerrüt, ücret alacağının ise dava tarihinden, ıslah ile artırılan kısımları için ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir .
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının ödenmemiş ücret alacağı, ücretinin geç ödenmesi nedeni ile %1 ücret fazlası , cezai şart alacağı ve bakiye süre ücret alacağının faiz başlangıcı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Muacceliyet, alacaklının borçludan borçlanılan edimi talep ve dava edebilme yetkisidir. Borç muaccel olmadan borçlu temerrüdü söz konusu olmaz.
Temerrüt, en kısa tanımıyla, alacaklı tarafından talep edilebilir (muaccel) hale gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmedir.
Kural olarak, bu tür (muaccel) bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer (BK. m. 101/1). Başka bir ifadeyle, temerrütten söz edilebilmesi için, öncelikle muaccel bir borcun ve alacaklının o borca yönelik ihtarının bulunması gerekir. Kural böyle olmakla birlikte, borçlunun temerrüde düşmesi için alacaklının ihtarının gerekmediği bazı durumlar da vardır: Örneğin, ifa gününün taraflarca birlikte kararlaştırıldığı (BK. m.101/2), borçlunun borcu ifa etmeyeceğini bildirdiği veya hal ya da durumundan bu sonuca varılabildiği (BK. m.107/1) durumlarda, temerrüdün gerçekleşmesi için alacaklının ihtarına gerek yoktur.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde ödenmemiş ücret alacağı ve ücretlerinin geç ödenmesi nedeni ile ödenmesi gereken %1 fazlası ve bakiye süre ücreti ile sözleşme uyarınca cezai şart alacaklarının için ihtarname tarihlerinden itibaren faiz hükmedilmesini istemiş olmasına rağmen mahkemece , bakiye süre, cezai şart ve ücret alacağının dava dilekçesinde istenen kısımlarının temerrüt, ücret alacağının ise dava tarihinden, ıslah ile artırılan kısımları için ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir
Davacı ödenmeyen ücret alacağı olarak 4.800 YTL ve ücretlerinin geç ödenmesi nedeni ile ödenmesi gereken %1 fazlası 4.686 YTL için davalı işverene gönderdiği 01.02.2008 tarihli ihtarname ile bu alacaklarını tebliğden itibaren 7 gün içinde ödenmesini istemiş, ihtarname davalıya 04.02.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir..
Fesih sonrası gönderilen 20.02.2008 tarihli ihtarname ile de sözleşme sonuna kadar ödenmesi gereken bakiye süre ücreti olarak 13.200 YTL ile sözleşme uyarınca cezai şart alacağı 26.400 YTL.’nin tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesini istemiş ihtarname 25.02.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Bu durumda ihtarnamelerde belirtilen ücret alacağı ve ücretlerinin geç ödenmesi nedeni ile ödenmesi gereken %1 fazlasının için davalı işveren 11.02.2008 tarihinde, bakiye süre ücreti ve cezai şart bakımından ise 28.02.2008 tarihinde temerrüde düşmüş olmakla ihtarnamede belirtilen miktarlar için bu tarihlerden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup,bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK.nun 436/2. (HMK.nun 370/2.) maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/11218, K. 2012/17487, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama