KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/1134 E., 2012/10706 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
668 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı davalı işveren nezdinde 16/08/2000-26/12/2003 tarihleri arasında çalıştığını bu çalıştığı sürede sürekli fazla mesai çalışması yaptığını fazla mesai ücretinin ödenmesi için açtığı davanın... 7 iş mahkemesinin 2005/400 Esasına kaydının yapıldığını, ve bu davada verilen 2008/29 sayılı kararın Yargıtay tarafından onanmak suretiyle kesinleştiğini kesinleşen mahkeme ilamına göre 9.237,66 TL tutarında fazla mesai ücreti alacağının mevcut bulunduğunun tespit edildiğini 5.440,00 TL tutarındaki kısmen ilk davada hüküm altına alındığını ve bakiye 3.797,00 TL alacağının mevcut bulunduğunu ileri sürerek bu alacağın dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını ayrıca davacının son iki yıl üst düzey yönetici olduğunu, bu nedenle fazla çalışma ücretine hak kazanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı avukatının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının temyizi açısından ise taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma alacağında hakkaniyet indirimi yapılmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Dairemizin önceki kararlarında; fazla çalışma ücretlerinden yapılan indirim, kabul edilen fazla çalışma süresinden indirim olmakla, davalı tarafın kendisini avukatla temsil ettirmesi durumunda reddedilen kısım için davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmekteydi (Yargıtay 9.HD. 11.02.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K.).
Ancak, işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada, mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilenemeyeceğinden, Dairemizce 2011 yılı itibarıyla maktu ve nispi vekâlet ücretlerinin yüksek oluşu da dikkate alınarak konunun yeniden ve etraflıca değerlendirilmesine gidilmiş, bu tür indirimden kaynaklanan ret sebebiyle davalı yararına avukatlık ücretine karar verilmesinin adaletsizliğe yol açtığı sonucuna varılmıştır.
Özellikle seri davalarda indirim sebebiyle kısmen reddine karar verilen az bir miktar için dahi her bir dosyada zaman zaman işçinin alacak miktarını da aşan maktu avukatlık ücretleri ödetilmesi durumu ortaya çıkmaktadır.
Yine daha önceki kararlarımızda, yukarıda değinildiği üzere fazla çalışma alacağından yapılan indirim sebebiyle ret vekâlet ücretine hükmedilmekle birlikte, Borçlar Kanununun 161/son, 325/son, 43 ve 44 üncü maddelerine göre, yine 5953 sayılı Yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirim sebebiyle reddine karar verilen miktar için avukatlık ücretine hükmedilmemekteydi.
Bu durum uygulamada hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olduğundan ve konuyla ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de herhangi bir kurala yer verilmediğinden, Dairemizce eski görüşümüzden dönülmüş ve fazla çalışma alacağından yapılan indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.
Somut olayda davacının daha önce açtığı... 7. İş Mahkemesi’nin 2005/400 Esas, 2008/29 Karar sayılı dosyasına konu davada davacının hakkaniyet indirimi yapılmış haliyle 9.237,66 TL fazla çalışma alacağının bulunduğunun tespit edildiği, fakat taleple bağlı kalınarak 5.440 TL fazla çalışma alacağına hükmedildiği, söz konusu kararın temyizi üzerine dairemizce onandığı anlaşılmıştır.
Davacı daha sonra yeni bir dava açarak hakkaniyet indirimi yapılmış haliyle bakiye kalan 3.797 TL fazla çalışma ücretini talep etmiştir. Fakat mahkemece daha önce hakkaniyet indirimi yapıldığı gözden kaçırılarak davacının talep ettiği miktardan tekrar hakkaniyet indirimi yapılmıştır. Buna göre davacı hakkaniyet indirimi yapılmış haliyle bakiye kalan 3.797 TL fazla çalışma ücreti alacağını talep ettiğinden kesin hüküm gereği talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, tekrar hakkaniyet indirimi yapılarak talebin kısmen kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/1134, K. 2012/10706, 29 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama