KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/17711 E., 2012/7742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş davacı avukatıncada duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, işyerinin taşerona devri gerekçe gösterilerek iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının 07.00-22.00 saatleri arasında çalıştığını, milli bayramlarda da çalıştığını ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş sözleşmesinin ekonomik gerekçelerle feshedilerek kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ibraname karşılığında ödendiğini, ibranamede davacının başka bir alacağı da kalmadığını beyan ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ücretinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davacı adına düzenlenen ücret bordrolarındaki bazı imzaların davacıya ait olmadığını ileri sürmüştür. Gerçekten de davacıya ait bazı bordrolarda başka işçilerin imzasının bulunduğu görülmektedir. Sözkonusu ödemelerin adı yazılı işçiler tarafından davacı adına alınıp alınmadığı araştırılmadan karar verilmesi hatalıdır.
3- Davacı davalı şirkette kepçe operatörü olarak çalıştığını, eylül 2007 ayından itibaren bordrolarda “normal mesai (diğer)” adı altında bir ödeme kalemi olup her ay maktu olarak bir miktarın ödendiğini , bunun ödenecek tazminat miktarını düşürmek için işverenin bir oyunu olduğunu ileri sürmüştür.
Davacı adına ekim 1999 - temmuz 2007 arası dönem için fazla çalışma bordrosu düzenlenip imzası karşılığı ödemede bulunulmuştur.
Davacının ekim 1999-nisan 2008 arası ücret bordroları incelendiğinde ise ağustos 2007 ayından sonra “normal mesai (diğer)” adı altında bir sütunun oluşturulup tahakkuk yapıldığı ve yazılı miktarın davacıya imzası karşılığı ödendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının davalı işyerinde yaptığı işin prim ödenmesini gerektirecek nitelikte olmadığı da göz önüne alındığında davalı işyerinde temmuz 2007 ayına kadar fazla çalışma bordrosu düzenlendiği, bu aydan itibaren fazla çalışma ücretinin ücret bordrolarına alınıp normal mesai (diğer) ismi altında tahakkuk ettirilip ödendiğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla mahkemece davacının bordro sunulmayan veya tahakkuk yapılmadığı anlaşılan aylara ilişkin fazla çalışma ücretine hükmetmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/17711, K. 2012/7742, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama