KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/29510 E., 2012/6604 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2012
- Dava
- Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 01.07.1996 tarihinde çalışmaya başladığını, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiğini, işverene bağlı çalışmasının kesintisiz gerçekleştiğini, hak kazandığı fazla çalışma ve hafta tatili ve yıllık izin ücretlerinin ödenmediği ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş yerindeki çalışmasının kesintili olduğunu süreklilik arzetmediğini, 01.06.1999 da girdiğini, iş olduğunda çağrılıp iş bittiğinde sözleşmenin rızası ile sona erdirildiğini, iş olduğunda tekrar çağrıldığını, iş akdinin feshedilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin işveren tarafından işin sona ermesi nedeni ile feshedildiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin bu dava ile Kadıköy 1. İş Mahkemesinin 2004 /757 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada husumetin aynı davalıya yöneltildiği anlaşılmaktadır.
Ancak her 2 dava arasında, davacıların çalışma süreleri, yaptıkları iş ve davaya ilişkin diğer iddiaları açısından farklılıklar bulunmaktadır.
Temyiz incelemesi sırasında, farklı iddialara dayalı bu davalar yönünden dinlenilen tanık beyanlarının zabıtların kopyalanması sureti ile aynı şekilde tespit edildiği görülmüştür. Tanıkların, ayrı davaların davacılarına ve uyuşmazlığa yönelik farklı iddialarına ilişkin bilgilerinin ayrı ayrı tespit edilmesi gerekirken, hangi davacıya ilişkin olduğu ayrıştırılamayan beyanları doğrultusunda hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/29510, K. 2012/6604, 1 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama