KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/33479 E., 2012/41949 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2012
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ikramiye bedeli alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdinin emeklilik nedeni ile sona ermesine rağmen davalı tarafından kıdem ve ikramiye bedellerinin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ile ikramiye alacağı istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davacıya çalıştığı süreye ilişkin kıdem tazminatı ve ikramiye alacağının ödendiğini ispat yükünün davalıda olup davalı tarafından bu alacakların ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıdem tazminatına esas çalışma süresi 16.3.1992-15.8.2008 arası 16 yıl 4 ay 29 gün olarak tespit edilmişse de hizmet cetvelindeki fiilen çalışılan gün sayısının 5556 gün olduğu, bu haliyle bilirkişi tarafından hesaplanan kıdem süresinin kesintisiz çalışma üzerinden hesaplandığı, ancak davacının davalı iş yerinde kesintisiz şekilde çalıştığını ispat edemediği görülmekle davacının hizmet cetvelindeki fiili çalışma gün sayısının esas alınarak kıdem tazminatına esas hizmet süresi belirlenerek sonucuna göre kıdem tazminatı hesaplanması gerekirken hatalı hesaplama yapılan bilirkişi raporuna göre kıdem tazminatına hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/33479, K. 2012/41949, 10 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama