KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/46820 E., 2013/5922 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının bulunduğu konumu kötüye kullanarak ulaşmaması gereken ve firma içerisinde kalması gereken bilgilere ulaşarak satmış olduğu malzemelerin fiyatlarını müşteri firmaya vererek doğruluk ve bağlılık ilkesine uymadığını, firmayı zarara uğrattığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, feshin işverenin geçerli fesihi olarak kabul edilebileceği, işvereni tazminat ödemekten kurtarır ağırlıkta olmadığı gözetilerek feshin haksız olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut olayda dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının şirketin hedef satış rakamlarını içerir listeyi tedarikçi konumundaki dava dışı şirkete verdiğinin anlaşılması karşısında davacının bu eyleminin 4857 sayılı yasanın 25/2-e bendi gereğince doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış olduğu, bu itibarla iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı olarak feshedildiğinin kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/46820, K. 2013/5922, 18 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama