KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/6324 E., 2012/15618 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2012
- Dava
- Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı alt işverene açılan davada icra takibine rağmen tahsilat yapılamadığından asıl işverene karşı dava açmıştır.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde taraflar temyiz etmiştir.
22.12.2009 günlü tevhim olunan kısa karar sadece, davacının hak ettiği alacakların kabulü şeklinde olup 1086 sayılı HUMK nun 388.389. maddelerine uygun nitelikte olmadığından temyiz süresinin bu tarihten başlama olanağı yoktur. Böyle olunca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 8 gün içinde yapılan davacı temyizi süresinde olduğundan, davacı temyizinin süre geçtiği gerekçesiyle reddine dair mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın esastan incelenmesine karar verildi.
E) Gerekçe:
1-DAVALI TEMYİZİ AÇISINDAN:
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.nun 426/A maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kabulüne karar verilen toplam alacak miktarı hüküm tarihi itibarıyla 1.400 .00 TL olan kesinlik sınırının altında kaldığından davalı temyizinin REDDİNE.
2- DAVACININ TEMYİZİNE GELİNCE:
I- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
II- Davacı işçi, alt işverene açtığı davanın kesinleşmesinden sonra ilamlı icraya başvurarak hükmedilen kıdem tazminatı ana alacağıyla birlikte, işlemiş kıdem tazminatı faizi isteğinde de bulunmuştur. Asıl işverene karşı açtığı bu davada da bu kez, fesih tarihinden-dava tarihine kadar işlemiş kıdem tazminatı faizi talep etmektedir.
Mahkemece; kıdem tazminatının fesih- dava tarihi arası işlemiş faizinin hesaplanarak kabulüne karar verilmesi ve böyle oluncada kıdem tazminatı ana alacağına bu dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken; işlemiş faizle ilgili talebin reddine, kıdem tazminatına da fesihten itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi hatalıdır.
III- Davacı ihbar tazminatıyla, fazla çalışma ve genel tatil alacakları için de, işlemiş faiz isteğinde bulunmuştur. Anılan alacakların kesinleşmiş mahkeme kararıyla faiziyle tahsiline karar verildiğinden, kararda belirtilen faiz başlangıç tarih ve oranlarından itibaren, asıl işverene karşı açılan bu dava tarihine kadar işlemiş faiz hesabı yapılarak kabulüne karar verilmeli, böyle oluncada aynı alacakların ana miktarları için şimdiki bu dava tarihinden itibaren faizine karar verilmelidir. Yazılı şekilde işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi hatalıdır.
IV- Dava önce alt işverene açılıp, kesinleştikten sonra bu kez asıl işverene karşı açıldığından, hükümde mükerrerliğe yol açmayacak şekilde tahsili gerektiğine ilişkin ibarenin yer almaması da isabetsizdir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/6324, K. 2012/15618, 7 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama