KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/6892 E., 2010/7982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, izin, deprem yardımı alacaklarının
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı davalı tarafından iş sözleşmesinin feshedildiğini, alacaklarının ödenme tarihlerinin protokol ile takside bağlandığını, ayrıca ödemelerin birinin yapılmaması halinde işverenin fesih tarihinden itibaren alacak toplamı üzerinden faiz ödemesinin kararlaştırıldığını belirterek kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı ve deprem yardımı isteğinde bulunmuştur.
Davalı ödemelerin protokole uygun yapıldığını savunmuştur.
Mahkemece gecikmelerde ödemenin ana parayı mahsup edileceğinin düzenlenmediği, davacının faiz isteyebileceğini belirterek kıdem tazminatı ve izin alacağı kabul edilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı tarafından yapılan ödemenin faize sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davacının iş sözleşmesinin feshinden sonra taraflar arasında düzenlenen protokolde, ödemelerin taksitler halinde yapılması kararlaştırılmış ve taksitlerden herhangi biri zamanında ödenmediğinde fesih tarihinden itibaren tüm alacak kalemleri yönünden faiz ödeneceği hükme bağlanmıştır. Davacıya protokol hükümlerine aykırı şekilde ödemeler yapılmıştır.
Böyle olunca davacının faize hak kazandığı ve yapılan ödemeler sırasında faiz hakkının saklı tutulduğu anlaşılmakla birlikte, Borçlar Kanunun 84. maddesi uyarınca yapılan ödemenin öncelikle faize sayıldığı yönünde davalı işverene yapılmış bir bildirim bulunmamaktadır. İşverence yapılan ödemelerin faize sayılması ve davacının fark kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü doğru olmamıştır.
Kıdem tazminatı farkı isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/6892, K. 2010/7982, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama