KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/7393 E., 2012/15447 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2012
- Dava
- Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ile bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacı ile aralarında iş ilişkisi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı ile davalı arasında işçi-işveren ilişkisi olduğu hususu mahkemeyi ikna edecek seviyede ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Somut olayda, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sonucunda, davacı işçinin dava tarihinden çok önce bir hırsızlık nedeni ile emniyette alınan 30.08.2002 tarihli ifadesinde, ...'in mal sahibi olduğu ezcaneleri hatta lastikçinin olduğu yeri de beklemesini söylediğini, kendisinin de kira ödemeden evinde oturduğu için bu işi yaptığını ve üç kere bıraktığını, 18 aydır bu işi yaptığını beyan etmiştir.
Tanık beyanlarından davacının, davalının evinde oturduğu ve davalıya ait eczanelerin inşaatında çalıştığı, eczanelerin çevresinin temizliğini yapıp bir süre de bekçiliğini yaptığı anlaşılmaktadır.
Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, davacının iddia ettiği sürenin tamamında değilse dahi, kendisinin emniyette alınan ifadesindeki ikrarından anlaşıldığı ve tanıkların ifade ettikleri gibi ilk bilirkişi raporunda hesaplamaya dahil edilen sürelerde davalı yanında çalıştığı anlaşıldığından buna göre alacak talepleri değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/7393, K. 2012/15447, 3 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama