KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/7731 E., 2012/15404 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2012
- Dava
- Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ikramiye ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı işyerinde 01/02/2000-27/02/2008 tarihleri arasında hammadde dolum ustası olarak ve aralıksız olarak çalıştığını, davalıların aynı işyerinde asıl-alt işveren ilişkisi nedeniyle müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ücret alacağı, ikramiye, yıllık izin ücreti, ve ihbar tazminatı alacaklarını istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davaya cevap vermemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı tarafça her 3 davalı şirketin asıl-alt işveren ilişkisi nedeniyle sorumlu oldukları ve davacının iş akdinin haklı bir gerekçe olmaksızın feshedildiği iddia edilmiş olup, davacının sigorta hizmet cetvelinin incelenmesinde hizmetinin Net kimya üzerinden gösterildiği,
dinlenen davacı tanık beyanlarına nazaran her 3 şirket arasında alt ve üst işverenlik ilişkisi ispatlanamadığından her bir şirketin ayrı tüzel kişiliğinin bulunması nedeniyle davalı ...Kimya haricindeki diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddi ile her ne kadar iş akdinin davalı tarafça sona erdirildiği beyan edilmişse de davacının iki aydır maaş alamaması nedeniyle işi bırakmak zorunda kaldığı ve davacının ücretinin ödenmemesi nedeniyle İş Kanunu'nun madde 24 uyarınca haklı nedenle iş akdini feshettiği anlaşıldığından ihbar tazminatı dışındaki isteklerin kabulüne karar verilmiştir .
D) Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçilik alacaklarından tüm davalıların sorumlu olup olmadığı, davalıların işveren sıfatı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Çalışma hayatında işçinin sigorta kayıtlarında yer alan işverenin dışında başka işverenlere hizmet verdiği, yine işçinin bilgisi dışında birbiri ile bağlantısı olan işverenler tarafından sürekli giriş çıkışlarının yapıldığı sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.
Bu gibi durumlar için Dairemizin önceki içtihatlarında “şirketler arasında organik bağ” dan söz edilerek kıdem tazminatına hak kazanma, hesap tarzı yönlerinden aralarında bağlantı bulunan bu işverenlerin birlikte sorumluluğuna gitmekteydi (Yargıtay 9.HD. 26.3.1999 gün 1999/18733 E, 1999/6672 K.). Ancak daha sonraki kararlarda organik bağdan söz edilerek sonuca gidilemeyeceği kabul edilmiştir (Yargıtay 9.HD. 28.11.2005 gün 2005/34442 E, 2005/37457 K.).
Dairemizin bu yöndeki kararları son yıllarda istikrar kazanmış ve farklı işverenler nezdinde geçen sürelerin kıdem tazminatı hesabı noktasında birleştirilebilmesi için işyeri devri, hizmet akdi devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi ve birlikte istihdam olgularının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği çok sayıda kararda vurgulanmıştır (Yargıtay 9. HD. 22.10.2007 gün 2007/ 5762 E, 2007/ 30979 K.).
Ancak, bu yöndeki yaklaşım işçilerin yasal haklarını karşılamada özellikle davaların uzaması göz önünde bulundurulduğunda yetersiz kalmıştır. Bu nedenle Dairemiz önceki içtihatlarına dönmüştür. Bu yolla kıdem tazminatının hesabında organik bağ çerçevesinde sonuca ulaşma hedeflenmiştir.
Somut olayda, davacı işçi SSK kaydına göre davalılardan sadece ...Kimya İnş. San. ve Tic. Ltd. Şt. işçisi olarak gösterilmiştir. Ancak dosyada mevcut ticaret sicil kayıtları ile SSK işyeri kayıtlarına göre, ...Kimya İnş. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ortakları ... ve ...’ın diğer davalı şirketlerin de ortağı olduğu, her üç şirketin faaliyet adreslerinin aynı olduğu görülmektedir.
Bu durumda her ne kadar davacı dava dilekçesinde davalılar arasındaki ilişkiyi asıl-alt işveren ilişkisi olarak nitelemiş olması nedeni ile mahkemece asıl-alt işveren ilişkisinin ispat edilemediğinden ...Kimya Ltd. Şti. dışındaki davalılar hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ise de, her üç davalı şirket arasında organik bağ olduğu gibi, birlikte istihdam ilişkisinin de olduğu anlaşılmaktadır.
Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, davacının işçilik alacaklarından her üç davalının müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarına karar verilmesi gerekirken Mahkemece ...Kimya San. ve Tic.Ltd.Şt. dışındaki davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/7731, K. 2012/15404, 3 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama