KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2011/10884 E., 2013/13769 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2013
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek , kıdem ve ihbar tazminatlarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının, ... Şubesinde Yetkili 1 olarak görev yapmakta iken, şube kaşesini kullanmak suretiyle, üstlerine danışmadan bankayı hukuksal olarak bağlayıcı bir kefaletten azil belgesi düzenlediğini ve bunun sonucu sözkonusu kredinin teminatsız kaldığını ve banka açısından risk oluştuğunu, bu nedenle davacının iş akdinin İş Kanununun 25/2-e maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece , “...davacının iş akdinin feshine neden olan belge üzerinde imzası bulunan diğer çalışanın da iş akdinin sona erdirildiği, aynı işlemi yapan 2 personele de aynı cezayı vererek eşit işe eşit işlem yapma ilkesine uygun hareket edildiği, davacının imzası ile davalı bankanın zarara uğradığı anlaşıldığından davalı işveren tarafından yapılan fesih işleminin geçerli nedenle yapıldığı...” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut olayda, taraflar arasındaki hizmet akdinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Yerel mahkemece, feshin haklı olduğu sonucuna ulaşılmışsa da bu kabul dosya kapsamına uygun değildir.
Fesih gerekçesi olarak davacıya isnat edilen eylemin davalı işveren aleyhine bir zarara yol açtığının dosya kapsamından kesin olarak anlaşılmaması bir yana bu husus sabit olsa dahi, davacının söz konusu azil belgesini tek başına imzalamamış olması, kefalet belgesinin düzenlendiği alacak için birden çok kefilin bulunması karşısında bankanın fesih işlemi ile davacının eylemi arasında orantılılık bulunmamaktadır.
Kaldı ki, işveren tarafından buna benzer bir eylemde bankanın diğer bir çalışanına kınama cezası verildiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacının bu olay nedeniyle iş akdinin feshedilmesi eşit işlem borcuna da aykırılık oluşturur. Açıklanan nedenlerle, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alınması gerekirken hatalı değerlendirme ile reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2011/10884, K. 2013/13769, 8 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama