KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2011/1195 E., 2013/9956 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2013
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, bayram tatili ücreti, maaş alacağı ile sosyal yardım alacaklarınının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde teknisyen olarak çalışmakta iken iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, yıllık ücretli izin ve çeşiti sosyal yardım alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının ekonomik kriz nederiyle alacaklarının ödenmediğini, iş yerinin ekonomik kriz nedeni ile belirli tarihler arasında faaliyetini durdurduğunu bu nedenle herhangi bir ödeme yapılamadığını, önceki yıllarda ise işyerinde tek vardiya halinde çalışıldığını dini milli bayramlarda ve cumartesi pazar günleri çalışma yapılmadığını ancak çikolata üreten bir işyeri olduğu için dini bayram önceleri işler yoğunlaştığı zaman 2 vardiya halinde çalışıldığını yıllık izinlerini kullandığını fazla mesai bayram ve genel tatil yıllık izin alacakları olduğu varsayılsa bile bu alacakların zaman aşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işverenin haklı ya da geçerli sebeple fesih ispat edemediğinden davacının ihbar kıdem tazminatını hak ettiği, davalı işverenin davacıya yıllık izinlerini kullandırttığını yıllık izin defteri ya da eşdeğer bir belge ile ispat edemediği, yine davalının davacıya ikramiye alacaklarını ödediğini bir belge ile ispat edemediği belirtilerek bu taleplerin kabulüne, davacının sosyal yardımlar, çocuk yardımı, yol, yemek, yakacak parası talepleri açısından ise, bu alacaklara hak kazanıldığının davacı tarafından ispatlanmadığı belirtilerek, bu talepler yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 37 nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
4857 sayılı Yasanın 32 nci maddesinde, “Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,
Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler” şeklinde kurala yer verilmiştir.
Anılan hükme göre, belli koşulların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak banka hesabına yatırılmalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2011/1195, K. 2013/9956, 25 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama