KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2011/15248 E., 2012/17420 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2012
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin ile fazla çalışma alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işçinin işyerinde bekçi olarak çalıştığını, 2008 yılından kalan ücretleri ile 2009 yılında işten çıkarıldığı 16.6.2009 tarihine kadar olan aylık ücretlerinin ödenmediğini, 2009 yılından 2750 TL ücretini alamadığını, her seferinde toplu olarak ödeneceğinin söylendiğini, 16.06.2009 günü davalı şirket sahibinin ödeyeceğini söylediğini ancak ödemediği gibi işyerinde iken halden getirttiği işçileri işbaşı yaptırarak kendisini işten çıkardığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işçi, davacının diğer işçilerle birlikte iş yerinde yasal olmayan toplu ... yaparak verilen işi yapmadığını, yıkım işine gitmediğini ve iş yerinde çalışmama eylemi yaptığını, bu hususun tutanaklarla tespit edildiğini, davacının raporu bittikten sonra işe davet edilmesine rağmen işe gelmediği için de iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının işe gelmemesi ve yıkım işleri yapmadığından 25. maddeye istinaden iş sözleşmesinin haklı nedenle ihbar ve kıdem tazminatı ödenmeden feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kısa kararda "400 TL kıdem tazminatının tahsili yanında 100 TL fazla çalışma ücretinin ( 2/3 hakkaniyet indirimi yapılarak) diğer alacaklarla birlikte davalıdan tahsiline" karar verilmiş,
Ancak gerekçeli kararda "500 TL kıdem tazminatına" ve ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret, hafta tatili ve genel tatil alacakları belirtilerek hüküm kurulmuş ise de fazla çalışma alacağı yönünden olumlu/olumsuz bir hüküm kurulmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 13.12.2010 tarihli son duruşmada tefhim edilen kısa kararda "davanın kısmen kabulü ile 400 TL kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret, hafta tatili, genel tatil ve fazla çalışma alacaklarının kabulüne karar verilmiş,
Ancak gerekçeli kararda "500 TL kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının kabulüne karar verilmiş ancak fazla çalışma alacağı yönünden olumlu/olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
Kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre aykırıdır.
Karardan sonra yürürlüğe giren ve temyiz incelemesi sırasında yürürlükte olan 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen YİBK.na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK.nun 298/2. maddesine göre “ Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Yukarıda belirtildiği üzere duruşmada tefhim edilen hüküm sonucu ile gerekçeli kararın hüküm sonucunun çelişkili olduğu açıkça ortadadır.
Bu nedenlerle 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına ( 6100 sayılı yasanın HMK.nun 298/2. maddesine) aykırı olduğu anlaşılan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2011/15248, K. 2012/17420, 16 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama