KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2011/22843 E., 2012/17754 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Dava
- Davacı vekili, davacı işçinin ödenmeyen fazla mesai, hafta ve ulusal bayram ile genel tatil ücreti alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Karar Metni
956 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait zehirli gazlarla çalışan matbaa işyerinde günde 7,5 saati aşmayacak şekilde çalıştırılması gerektiğini, matbaada 24 saat gazete basıldığını, 3 vardiya yerine 2 vardiya halinde işçilerin haftada 6 gün çalıştırılıp 10 saat mesai yapıldığını, ayrıca olağanüstü durumlarda ve yıllık izin kullanımlarında yılda ortalama 2 ay ve günde 16 saat, hafta tatili yapılmadan çalışıldığını, yılın tüm günlerinde gazete basımı nedeniyle matbaada 24 saat çalışıldığından davacının bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını belirterek, fazla mesai, hafta ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunup davalı şirkete ait işyerlerinin yönetiminin 01.04.2004-20.03.2006 arası TMSF idaresinde olup tek gazetenin matbaada basılması sonucu ortalama baskı üretim miktarlarının çok düşük seviyelere ulaştığını ve baskı süresinin bu nedenle çok kısa sürdüğünden fazla mesai yapılmadığını, vardiyalı çalışma sisteminde tek gazete basımı nedeniyle fazla mesainin oluşmayacağını, aksine ara dinlenme mahsuplarına göre normalin altında mesai yapıldığını, zaten fazla mesai yapıldığında personele tam gün izin kullandırıldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporuna itibar edilerek, hesap raporunda davacının bayram ve genel tatillerde çalışması karşılığı ödenmeyen ücreti hesaplanmasına rağmen, davacının dinlettiği tanıklarla işyerinde hafta tatillerinde çalıştığını kanıtlayamadığı, haftalık 45 saati aşan fazla çalışmaları bulunmadığı, davalının ibraz ettiği belgelere göre davacının bazı bayram ve genel tatillerde çalıştığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun da kural olarak haftalık çalışma esası benimsenmiştir. Kanunun 41. Maddesine göre “Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz”.
63. maddeye göre ise “Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz.
Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir” şeklinde kurala yer verilmiştir.
Ancak 4857 sayılı İş Kanunu ve bağlı yönetmelikte, haftalık çalışma esasının istisnalarına da yer vermiştir.
a) Günlük çalışma süresinin onbir saatten fazla olamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğinden, tespit edilen fazla sürelerin denkleştirmeye tabi tutulmaması, onbir saati aşan çalışmalar için zamlı ücret ödenmesini gerektirir.
b) İş Kanununun 63 üncü maddesinin son fıkrası uyarınca sağlık kuralları bakımından günde ancak 7,5 saat ve daha az çalışılması gereken işlerde, bu süreyi aşan çalışmalar fazla mesai ücreti ödenmesini gerektirir.
c) Maden ocakları, kablo döşemesi, kanalizasyon, tünel inşaatı gibi işlerin yer ve su altında yapılanlarında, günlük çalışma esası vardır.
d) En önemlisi ise gece çalışmalarında getirilen sınırlamadır. Kanunun 69/3 maddesi uyarınca “işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez”. Kanunda belirtilen bu süre günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın bir sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa dahi, günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir.
Diğer taraftan iş hukukunda çalışma olgusunu, bu kapsamda fazla mesai yaptığını, tatillerde çalıştığını iddia eden işçi, karşılığı ücretin ödendiğini de işveren kanıtlamalıdır. Fazla çalışma her türlü delille kanıtlanabilir. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir.
Fazla çalışmanın bu delillerle kanıtlanması halinde kanunun belirtilen esaslarına ara dinlenmesi süreleri de dikkate alınarak fazla mesai ücretinin hesaplanması, bilirkişiden hesap raporu alınmasına bağlıdır. Hesap raporunun ise kanuna ve yönetmeliğe uygun olması gerekir. Hesap raporunun belirtilen esaslara uymaması halinde, bilirkişinden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişiden rapor temini gerekir.
Hesap raporu alınması için verilen kesin süre içinde giderinin yatırılmaması, fazla çalışmanın kanıtlanmadığı anlamına gelmez. Bu şekildeki gider delil ikamesi avansı değil, gider avansı niteliğindedir. Kaldı ki hesap raporu alınması için gider yatırılmış, ancak bilirkişi hatalı hesaplama yapmış ise ek rapor için ücret yatırılmasına karar verilmeden ek rapor alınmalıdır. Bu durum 6100 sayılı HMK.’un 30. Maddesi uyarınca usul ekonomisi ilkesinin gereğidir.
Hakim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.
Bu maddi ve hukuki olgulara göre; 1. Davacının tanık anlatımlarına ve 2008-2009 yılı işe giriş ve çıkış saatlerini gösteren cetvellere göre bayram ve genel tatillerde çalıştığı, hesaplanan ücretinin ödenmediği anlaşılmasına rağmen, gerekçe de belirtilmeden bu alacağın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2. Dosya içeriğine göre davacı işçi davalının matbaa işyerinde sunulan 20 08... yılı işe giriş ve çıkış saatlerini gösteren cetvellere, tanık anlatımlarına göre gece çalışmıştır. Hükme esas raporda bilirkişi, davacının gece çalışmalarını dikkate almadan, haftalık 45 saat çalışma esasına göre haftada 45 saati aşan çalışması bulunmadığı gerekçesiyle fazla mesai ücret alacağı bulunmadığını belirtmiştir. Davacı taraf bu rapora itiraz etmiştir.
Yukarda açıklandığı gibi gece çalışmalarında günlük çalışma esası dikkate alınmalı ve 7,5 saati geçen çalışmalar fazla çalışmalar olarak kabul edilmelidir. Hükme esas rapor fazla çalışma esasları yönünden kanuna ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğundan, bu rapora dayanılarak fazla çalışma ücret alacaklarının reddi hatalıdır.
6100 sayılı HMK.’un 30, bilirkişi raporuna itirazı düzenleyen 281. maddeleri dikkate alınarak gece çalışmaları nedeniyle günlük çalışma esasına göre davacının 7,5 saati aşan çalışmaları fazla çalışma kabul edilerek, bilirkişiden ek rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2011/22843, K. 2012/17754, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama